İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2014/14917 K.2015/2296

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 22.10.2012 ve 30.04.2013 günlerinde verilen dilekçeler ile tapu iptali ve tescil veya tazminat istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; asıl ve birleştirilen davalarda tapu iptali ve tescil isteminin kabulüne…

Esas2014/14917Karar2015/2296Tarih3 Mart 2015Okuma5 dk · 1.058 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2014/14917 E., 2015/2296 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Mart 2015
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.058 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 22.10.2012 ve 30.04.2013 günlerinde verilen dilekçeler ile tapu iptali ve tescil veya tazminat istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; asıl ve birleştirilen davalarda tapu iptali ve tescil isteminin kabulüne dair verilen 03.04.2014 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili ile davalı ... vekili ile duruşmasız olarak davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 03.03.2015 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı ... vekili Av. ... ile karşı taraftan davacı vekili Av. ... geldiler.

Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı, davalı ... ile 09.04.1993 tarihinde düzenledikleri satış vaadi sözleşmesi uyarınca 3039 parsel sayılı taşınmazdaki zemin kat 1 numaralı, 03.07.1996 ve 26.07.1999 günlü satış vaadi sözleşmeleri uyarınca da 3041 parsel sayılı taşınmazdaki zemin kat 2 numaralı ve 3. kat doğu cepheli bağımsız bölümlerin satışının vaat edildiğini, taşınmazların zilyetliğinde bulunduğunu, davalının daha önce açılan davada davayı kabul ettiğini ileri sürerek taşınmazların kat mülkiyeti kurularak adına tescilini veya arsa paylarının adına tescilini veya taşınmazların toplam bedeli 180.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyen faizi ile birlikte alınmasını istemiştir.

Birleştirilen davada da davacı, aynı gerekçelerle husumeti ..., ... ve ...’e karşı yöneltmiştir.

Davalı ..., tapu kaydından pay verilmesini veya kat mülkiyeti kurularak pay devrini kabul ettiğini, 3039 parsel sayılı taşınmazdaki taşınmazı paraya ihtiyacı bulunduğundan üçüncü kişiye devrettiğini belirtmiştir.

Birleştirilen davada davalı ... iyiniyetli olduğunu, tapu kaydına güvenerek taşınmazı edindiğini, davalı ... ise iyiniyetle edindiği taşınmazı davalı ...’e satış yoluyla devrettiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.

Mahkemece, 3039 parsel sayılı taşınmazın 40,32 m², 3041 parselin de 43,20 m² arsa payının davacı adına tesciline karar verilmiştir.

Hükmü davacı vekili, davalı ... vekili ile davalı ... temyiz etmiştir.

1-Mahkeme kararı hükmü temyiz eden davalı ...’e usulüne uygun olarak 20.08.2014 günü tebliğ edilmiş olup 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 08.09.2014 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşıldığından HUMK'nın 432/4. ve HMK’nın 104. maddeleri gereğince süresi geçirilen temyiz isteminin reddi gerekmiştir.

2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede alacak istemlerine ilişkindir.

24.04.1978 tarihli ve 1978/3-4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra ana taşınmazda henüz kat mülkiyeti ya da kat irtifakı kurulmadan önce bağımsız bölüme ilişkin ve arsa payı belirlenmiş yahut belirlenmemiş olarak noterlerce düzenlenen satış vaadi sözleşmeleri geçerlidir.

Somut uyuşmazlıkta, kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulmamış ahşap ev kargir samanlık ve arsa niteliğindeki dava konusu 3041 parsel sayılı taşınmazın 1/2 payının davalı ..., 1/2 payının da dava dışı ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.

Hükme esas alınan bilirkişi kurulunun 04.02.2014 günlü raporunda 3039 ve 3041 parsel sayılı taşınmazlarda birbirine bitişik zemin ve 4 normal katlı bina bulunup zemin kat 2 no’lu dükkan ile 3. kattaki meskenin arsa payının toplam 43,20 olduğu belirtilmiştir. Bilirkişilerce, 3041 sayılı parseldeki çekişme konusu zemin kat 2 no’lu dükkan ile 3. kattaki meskenin arsa payının 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 3/2. maddesi uygun biçimde tespit edilmediği görülmektedir.

Taşınmazda davalı ...’in pay maliki olduğu ve diğer paydaşın payının varlığı gözardı edilecek biçimde taşınmazların arsa payları saptanmadan davacı adına, 43.20 m² pay tesciline karar verilmesi HMK’nın 297/2. maddesine aykırıdır.

Bu nedenle, dava konusu 3041 sayılı parseldeki çekişmeye konu taşınmazların arsa payları KMK’nın 3/2. maddesi uyarınca uzman bilirkişilerece saptanıp, davalı ...’in kabulü de dikkate alınarak davacı adına pay tesciline karar verilmesi gerekirken arsa payı usulüne uygun olarak belirlenmeden, 3041 sayılı parselin 43,20 m² bölümünün davacı adına tesciline karar verilmesi doğru değildir

3- Davalı ...’in temyiz itirazlarına gelince;

Hukukumuzda, kişilerin satın aldığı şeylerin ileride kendilerinden geri alınabileceği endişesi taşımamaları, dolayısıyla toplum düzeninin sağlanması düşüncesiyle, satın alan kişinin iyiniyetinin korunması ilkesi kabul edilmiştir. Bir tanımlama yapmak gerekirse iyiniyetten maksat, hakkın doğumuna engel olacak bir hususun hak iktisap edilirken kusursuz olarak bilinmemesidir.

Belirtilen ilke, TMK’nun 1023. maddesinde aynen “tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur” şeklinde hükme bağlanmış, aynı ilke tamamlayıcı madde niteliğindeki 1024. maddede “bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz” biçiminde vurgulanmıştır. Ne var ki; tapulu taşınmazların intikallerinde huzur ve güveni koruma, toplum düzenini sağlama uğruna tapu kaydında ismi geçmeyen ama asıl malik olanın hakkı feda edildiğinden iktisapta bulunan kişinin iyiniyetli olup olmadığının tam olarak tespiti büyük önem taşımaktadır.

Gerçekten, kayıt malikinin mülkiyeti kötüniyetle kazandığı ileri sürülmüş ise, üçüncü kişinin ayni hakkın yolsuz olarak tescil edildiğini bilen veya bilmesi gereken şahıs olup olmadığına bakılması gerekir. Çünkü, TMK’nın 1024. maddesi uyarınca bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmişse bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişilerin yolsuz olan bu tescile dayanma olanakları yoktur ve yasa ve uygulamadaki deyimiyle bağlayıcı olmayan bir hukuki işleme dayanan ve hukuki sebepten yoksun bulunan tesciller yolsuz tescil sayılacağından, hakkı zedelenen üçüncü kişinin iyiniyetli olmayan malike karşı doğrudan doğruya şahsi hakkına dayanması mümkündür.

Somut uyuşmazlıkta, kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulu bulunmayan kargir ev kargir samanlık ve arsa niteliğindeki dava konusu 3039 parsel sayılı taşınmaz dava tarihinde davalı ... adına kayıtlı iken yargılama sırasında davalı ...’e satış yoluyla devredilmiştir. Davacı davalı ...’in kötüniyetli olduğunu taşınmazı yolsuz olarak tescilini sağladığını iddia etmiştir.

Bu durumda öncelikle davalının TMK’nın 1023. maddesi uyarınca iyiniyetli olup olmadığı, TMK’nın 3. maddesi karşısında yararına geçerli bir tescilin sonuçları meydana gelip gelmeyeceği saptanmalıdır. Asıl davanın açıldığı tarihte taşınmazın maliki davalı ... ile yargılama sırasında edinen davalı ... arasındaki işbirliğinin kanıtlanması, başka bir anlatımla davalı ...’in taşınmazın davacı tarafından edinildiğini bildiğinin kanıtlanması gerekir.

Çekişmeye konu taşınmazın tapu kaydında dava tarihinde ve sonrasında herhangi bir takyit bulunmamaktadır. Ayrıca, dinlenen davacı tanıkları da taşınmazın davacının tasarrufunda bulunduğunu belirtmişler ancak davalının yolsuz olarak edinip edinmediğine ilişkin bir beyanda bulunmamışlardır. Davacı da davalının taşınmazı yolsuz olarak edindiğini ispatlayacak başka bir kanıt sunmamıştır.

Bu nedenle, davalının dava konusu taşınmazı TMK’nın 1024. maddesi uyarınca yolsuz olarak adına tescilini sağladığı kanıtlanamadığından davalı ... hakkındaki davanın reddi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Mahkemece, belirtilen hususlar gözetilmeden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenlerle davalı ...’in temyiz isteminin reddine; (2.) bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin; (3.) bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 1.100 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalı ...’den alınarak davalı ...’e ile davacıya ayrı ayrı verilmesine, peşin yatırılan harcın istek halinde ... dışındakilere iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.03.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2014/14917, K. 2015/2296, 3 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/14917
Karar No
2015/2296
Tarih
3 Mart 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2014/14918 K.2015/3654
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2014/14918 K.2015/12273
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2014/14919 K.2015/3917
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2014/14919 K.2015/12153
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2014/14923 K.2015/4242
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2014/14924 K.2015/3110

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.