KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2014/15571 E., 2016/1432 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 09.06.2011 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 27.05.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ KARAR _
Dava, irtifak hakkına elatmanın yıkım suretiyle giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, irtifak hakkı kamulaştırmasına ilişkin ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1976 tarihli ve 1976/132 Esas, 138 Karar sayılı ilamına dayanıldığı, irtifak hakkı tesisinden dava tarihine kadar yaklaşık 26 sene geçtiği ve aradan çok uzun süre geçmesi nedeniyle davalıya ait taşınmazın davacı lehine tesis edilen irtifak hakkı kapsam ve sınırlarına tecavüz ettiği iddiası TMK'nın 3. maddesi ile taşkın yapılarına ilişkin aynı kanunun 725. maddesinde gösterilen 15 günlük süreyi çoktan aştığı, taşkın yapılarda iyiniyetli malzeme sahibine karşı taşınmaz diğer taşınmaz malikine 15 günlük süre verilmişken daimi irtifak hakkı sahibine çok daha geniş imkan verilmesi hukuk ilkelerine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yargılama sırasında, 28.12.2012 tarihinde yapılan keşif sonucu teknik bilirkişiler tarafından düzenlenen raporlarda, 24.10.2013 tarihinde yapılan keşif sonucu elektrik mühendisi bilirkişinin de bulunduğu heyet tarafından düzenlenen raporda ve 31.12.2013 tarihinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda ve ek raporlarda davalıya ait yapının Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğinde belirlenen mesafeleri ihlal etmediği bildirilmiştir.
Davalının irtifak hakkına bir taşkınlığının bulunmadığı tespit edilmekle, mahkemece davanın belirtilen gerekçe ile reddi gerekirken davaya konu olayda uygulama yeri bulunmayan yazılı gerekçe ile reddi doğru değil ise de hüküm sonucu esas bakımından usul ve kanuna uygun olduğundan HUMK'nın 438/son maddesi gereğince hükmün gerekçesinin değiştirilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2014/15571, K. 2016/1432, 4 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama