KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2014/15786 E., 2015/1686 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.01.2012 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin kaldırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.12.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan .... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
KARŞIOY
Dava, ipoteğin terkini davasıdır.
Davacılar muris babaları ...'nin kandırılarak 02.06.2006 tarihinde kardeşleri ...'e vekalet verdiğini O'nun da ortağı olduğu davalı ... tarafından kullanılan kredinin ipoteği olarak diğer davalı .... lehine ipotek koydurduğu, vekaletnamede bu yetkinin bulunmadığını, ayrıca işlem tarihinde muris ...'in temyiz kudretinin olmadığını belirterek ... İlçesi ... Sokak .... ada ... parselde bulunan taşınmaz üzerindeki ipoğetin terkinine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı .... işlemin ve vekaletin geçerli olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı şirket duruşmalara gelmemiş ve cevap vermemiştir.
Mahkemece, dava kabul edilmiş, hükmü davalı .... vekili temyiz etmiştir.
Dosyanın tetkikinde davacıların muris ...'in 30.09.2009 tarihinde öldüğü, veraset ilamında mirasçı gösterilenlerin tamamını (... dışında) davacı olarak davada yer aldığı anlaşılmıştır.
Muris ...'in 02.06.2006 tarihinde ..... noterliğinde ipotek işlemine esas vekaletnameyi verdiği anlaşılmaktadır. Vekalet kapsamında ipotek yetkisi de vardır.
Bu vekaletnamenin öncesinde, ipotek lehdarı ....'yi dava konusu parselin de aralarında bulunduğu çok sayıda taşınmazın ipotek verileceğinin kabul evrakı, muris .... imzalıdır. Kaldıki ipotek ve vekalet tarihinden 2 yıl sonra, temyiz kudreti olmadığı, söylenen muris ... oğlu ...'i 2008 yılında azletmiştir. Zaten murisin kısıtlı olduğuna dair devir davacılar bir delil de ileri sürememişlerdir.
Davacıların, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe başlandıktan sonra bu davayı açmaları Medeni Kanunun 2. maddesi iyiniyet kuralı ile bağdaşmaz. Kaldı ki vekil mirasçı Nebahattin davacı olarakda, davalı olarak da davada yer almamaktadır.
Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerekirken kabulü bozmayı gerektirir düşüncesi ile sayın çoğunluğun davanın kabulüne ilişkin kararının onanması görüşüne katılmıyorum.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2014/15786, K. 2015/1686, 19 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama