KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2014/15859 E., 2016/387 K.·T.C. Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2016
Karar Metni
414 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15859
KARAR NO
2016/387 YARGITAYİLAM I. Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 12.12.2013 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.06.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ KARAR _
Dava ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile ...parsel sayılı taşınmazın satış suretiyle ortaklığının giderilmesine karar verilmiştir.
Davalılardan .... vekili hükmü, duruşma gününün kendisine usulüne uygun tebliğ edilmediği ve savunma hakkının kısıtlandığı gerekçeleriyle temyiz etmiştir.
Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılabilmesi öncelikle tarafların duruşma gününden haberdar edilmesi ile mümkündür. HMK'nın 27. maddesi hükmü uyarınca, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi haklarıyla bağlı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler.
7201 sayılı Tebligat Kanununun 11. maddesi ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 18. maddeleri gereğince vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır.
Somut olayda; davalılardan ...'na dava dilekçesi tebliğ edilmiş olup davalı vekili 10.01.2014 havale tarihli cevap dilekçesi ile vekaletnamesini sunmuştur. 24.03.2014 tarihli duruşma ise davalının vekiline değil davalı asile tebliğ edilmiştir. Mahkemece, Ö.. S.. vekiline duruşma günü usulüne uygun olarak tebliğ edilmeden savunma hakkının kısıtlanmasına yol açacak şekilde yargılama yapılarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
KARŞI OY
Her ne kadar duruşma gününün davalı Özlem vekiline değil davalı asil'e tebliğ edildiği sabit ise de; bu husus savunma hakkının kısıtlanmasına yol açmamıştır. Zira davalı vekili, davaya karşı cevap dilekçesi sunarak savunmalarını yazılı olarak mahkemeye bildirmiştir.
Kaldı ki ortaklığın giderilmesi; niteliği gereği taraflar için benzer sonuçlar doğuran iki tarafça takibi mümkün olan bir davadır. Dolayısıyla davanın sürüncemede kalmadan en kısa zamanda sonuçlanması her iki taraf lehine olup hak kaybına yol açacak bir durum söz konusu değildir.
Diğer taraftan müvekkiline duruşma günü tebliğ edilen ve davaya cevap dilekçesi sunan vekilin, bundan sonra davanın hiçbir aşamasını merak saiki ile de olsa takip etmeden bu yönde hiçbir girişimde bulunmadan dosya karara çıktıktan sonra savunma hakkının kısıtlandığından bahisle tebligat eksikliğini ileri sürmesi MK'nun 2. maddesi kapsamında hakkın kötüye kullanılmasıdır.
Bu itibarla, taraf teşkili sağlanıp deliller toplanarak usulüne uygun yargılama yapılıp karar verildiği anlaşıldığından Dairemiz çoğunluğunun bozma kararına iştirak edilmemiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2014/15859, K. 2016/387, 14 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama