KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2014/15940 E., 2016/1169 K.·T.C. Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2016
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma·3 bölüm
14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15940
KARAR NO : 2016/1169 YARGITAYİLAMI
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.10.2011 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 17.12.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın esastan reddine karar verilmiştir
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Kaynağını Borçlar Kanununun 22. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Borçlar Kanununun 213. maddesi ile Türk Medeni Kanununun 706. ve Noterlik Kanununun 89. maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanununun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir.
Somut olayda; tarafların murisi ... 13.01.2004 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile dava konusu 4 parsel sayılı taşınmazdaki payını oğlu davacı ... temlik ettiği anlaşılmıştır. Davalılar vekili, satış vaadi sözleşmesinin muvazaalı yapıldığını, gerçekte muris ... bedel ödenmediğini savunmuşsa da, sözleşme içeriğine göre bedelin ödendiği anlaşıldığı gibi dinlenen tanık beyanları ve dosya kapsamına göre de, sözleşmenin muvazaalı yapıldığı hususu kanıtlanamamıştır. Açıklanan nedenlerle davanın kabulü gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2014/15940, K. 2016/1169, 1 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama