KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2014/16131 E., 2016/2604 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.06.2012 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 31.10.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ KARAR _
Dava, tapu iptali ve tescil ikinci kademe tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın tapu iptali ve tescil talebinin reddine, tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Somut olayda, taraflar arasında 14.08.1997 tarihinde imzalanan Hukukçular Sitesinin bodrum katındaki 33, 34 ve 35 numaralı bağımsız bölümlerin inşaatın yapılması işi 49 yıl kullanma hakkına dair sözleşme davalı ..... 16.02.2005 gün ve 253 sayıl kararıyla feshedilmiştir. Davalı tarafından açılan elatmanın önlenmesi davası sonucu davacı sözkonusu taşınmazları 2011 ve 2012 tarihinde tahliye etmiştir.
Davacı tarafından inşaat değerleri yapı değerlerinden yüksek olduğu gerekçesiyle tapu iptali ve tescil, ikinci kademede de yapı değerinin karşılığı olarak 23.400,00 TL'nin dava tarihinden itibaren faiziyle tazminin talep edilmiş, bu bedel 01.08.2013 tarihinde 491.609,10 TL olarak ıslah edilmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve özellikle dosya kapsamına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; BK'nın 117. maddesi hükmü uyarınca faize hükmedebilmek için alacağın muaccel olması yetmez, borçlunun mütemerrid duruma düşürülmesi gerekir.
Somut olayda davacı, dava tarihinden önce mütemerrid duruma düşürülmemiştir. Bu durumda talep tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekir.
O halde mahkemece 23.400,00 TL'ye dava tarihinden itibaren, 468.209,10 TL'ye ıslah tarihinden itibaren faiz hükmedilmesi gerekirken tüm alacağa dava tarihinden itibaren faiz hükmedilmesi doğru görülmemiş ise de bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7 maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2014/16131, K. 2016/2604, 2 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama