İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2014/16927 K.2015/3529

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.03.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil; birleştirilen dava ile de ikinci kademede tazminat istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan muhakeme sonunda; tapu iptali ve tescil isteminin…

Esas2014/16927Karar2015/3529Tarih31 Mart 2015Okuma5 dk · 1.001 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2014/16927 E., 2015/3529 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
31 Mart 2015
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.001 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.03.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil; birleştirilen dava ile de ikinci kademede tazminat istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan muhakeme sonunda; tapu iptali ve tescil isteminin kabulüne dair verilen 28.04.2014 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 31.03.2015 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av. ... ile davacılar vekili Av. ... ile karşı taraftan davalı ... geldiler.

Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KA R A R

Davacılar, 18 parsel sayılı taşınmazdaki A9 Blok 10 ve A12 Blok 3 numaralı bağımsız bölüm numaralı taşınmazlarını dava dışı ...’e teminat göstererek karşılığında 770.000 $ borç almak amacıyla sözleşme yaptıklarını, sözleşme gereğince tapudan ...’e devrinden sonra taşınmazların sözleşme hükümlerine aykırı olarak davalı ...’e devredildiği gibi sözleşmede belirtilen bedelin de ödenmediğini, davacıların davalı ...’e yaptığı tapu devir işleminin sebepsiz kaldığını, davalı ...’in de kötüniyetli olup ... ile birlikte hareket ettiğini ileri sürerek taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adlarına tescilini istemişlerdir.

Birleştirilen davada davacılar, aynı gerekçelerle ...’e husumet yönelterek taşınmazların adlarına tescilini veya rayiç değerlerinin alınmasını istemişlerdir. Bozma ilamından sonra birleştirilen davada ise taşınmazın mülkiyetini mahkeme kararından sonra edinen ..., ... ve ...’e karşı husumet yöneltilmiştir.

Davalılardan ..., iyiniyetli kayıt maliki olduğunu; ... ise taşınmazları davacıların aracılığıyla dava dışı kişilerden edindiğini, protokolün de bu nedenle düzenlendiğini; davalılar ... ve ... iyinetli olduklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Davalı ... ise süresinde yanıt vermemiştir.

Mahkemece, davalı ...’in iyiniyetli olduğu gerekçesiyle tapu iptali ve tescil isteminin reddine ve taşınmazların rayiç değerinin davalı ...’den alınmasına karar verilmiştir. Davacıların temyizi üzerine karar Dairemizin 24.02.2012 günlü ve 2011/15066 Esas, 2012/2536 Karar sayılı ilamıyla davalı ...’ın iyiniyetli olup olmadığının saptanması gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda tapu iptali ve tescil isteminin kabulüne karar verilmiştir.

Hükmü, A9 Blok 10 numaralı bağımsız bölümün maliki davalı ... vekili temyiz etmiştir.

Dava ve birleştirilen davalar kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil, birleştirilen davada ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.

Hukukumuzda, kişilerin satın aldığı şeylerin ileride kendilerinden geri alınabileceği endişesi taşımamaları, dolayısıyla toplum düzeninin sağlanması düşüncesiyle, satın alan kişinin iyiniyetinin korunması ilkesi kabul edilmiştir. Bir tanımlama yapmak gerekirse iyiniyetten maksat, hakkın doğumuna engel olacak bir hususun hak iktisap edilirken kusursuz olarak bilinmemesidir.

Belirtilen ilke, TMK’nun 1023. maddesinde aynen “tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur” şeklinde hükme bağlanmış, aynı ilke tamamlayıcı madde niteliğindeki 1024. maddede “bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz” biçiminde vurgulanmıştır. Ne var ki; tapulu taşınmazların intikallerinde huzur ve güveni koruma, toplum düzenini sağlama uğruna tapu kaydında ismi geçmeyen ama asıl malik olanın hakkı feda edildiğinden iktisapta bulunan kişinin iyiniyetli olup olmadığının tam olarak tespiti büyük önem taşımaktadır.

Gerçekten, kayıt malikinin mülkiyeti kötüniyetle kazandığı ileri sürülmüş ise, üçüncü kişinin ayni hakkın yolsuz olarak tescil edildiğini bilen veya bilmesi gereken şahıs olup olmadığına bakılması gerekir. Çünkü, TMK’nın 1024. maddesi uyarınca bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmişse bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişilerin yolsuz olan bu tescile dayanma olanakları yoktur ve yasa ve uygulamadaki deyimiyle bağlayıcı olmayan bir hukuki işleme dayanan ve hukuki sebepten yoksun bulunan tesciller yolsuz tescil sayılacağından, hakkı zedelenen üçüncü kişinin iyiniyetli olmayan malike karşı doğrudan doğruya şahsi hakkına dayanması mümkündür.

Somut uyuşmazlıkta, davacıların dayandığı davalı ... ile düzenlenen adi yazılı, tarihsiz “Protokol” başlıklı belgede, taşınmazların davalı ...’den alınacak borcun teminatı olarak devredilerek borcun ödenmesiyle iade edileceği ancak borcun 10.09.2010 tarihine kadar ödenmemesi halinde taşınmazların borca mahsup edileceği ve anılan tarihe kadar taşınmazların üçüncü kişiye devredilmeyeceği kararlaştırılmıştır.

Dava dışı kooperatifin 23.01.2010 günlü ve 564 numaralı Yönetin Kurulu Kararı ile dava konusu A9 Blok 10 numaralı bağımsız bölüm nedeniyle kooperatif ortağı bulunan dava dışı ...’in ortaklık hak ve payını davacılara devrettiği ve davacılardan ... adına yazılması istendiği görülmektedir.

Çekişme konusu bağımsız bölüm tapu kayıtlarına göre 2009 yılında kat irtifakı ile dava dışı kooperatif adına kayıtlı iken 03.02.2010 tarihinde ferdileşme sonucu davalı ... adına, ...’in 16.02.2010 günü satışı üzerine davalı ... adına kayıtlı iken yargılama sırasında 06.07.2011 tarihinde davalı ...’a devredilmiş, ... de 05.10.2011 tarihinde davalı ... ’a, ...'ında 23.02.2012 günü davalı ...’a satış yoluyla devrettiği anlaşılmaktadır.

Davacılar davalı ..., ..., ... ve ...’in kötüniyetli olduğunu, taşınmazı yolsuz olarak edindiklerini iddia etmiştir. Bu durumda öncelikle davalıların TMK’nın 1023. maddesi uyarınca iyiniyetli olup olmadığı, TMK’nın 3. maddesi hükmü karşısında davalılar yararına geçerli bir tescilin sonuçları meydana getirip getirmeyeceği saptanmalıdır.

Asıl davanın açıldığı tarihte taşınmazın maliki davalı ... ile taşınmazı yargılama sırasında edinen davalılar ..., ... ve ... arasındaki işbirliğinin, başka bir anlatımla son malik davalı ...’in taşınmazın davacılara ait olduğuna ilişkin bilgisinin olduğunun kanıtlanması gerekir.

Çekişmeye konu taşınmazın tapu kaydına dava tarihinde konulan ihtiyati tedbir 05.07.2011 tarihinde kaldırıldığından davalı ...’in taşınmazı edindiği tarihte taşınmazda herhangi bir kısıtlanma bulunmamaktadır. Davalı ...'in tanıkları, davalı ve eşinin ekonomik durumlarının iyi olduğunu, taşınmazı iyiniyetle edindiklerini, davacıların tanığı ise taşınmazın anahtarının davacılardan ...’da bulunduğunu, camda "satılık değildir" levhası bulunduğunu söylemişlerdir. ...

Kaymakamlığı, İlçe İdare Kurulu Bürosu’nun 14.12.2011 günlü ve 25 sayılı kararında, A9 Blok 10 numaralı taşınmazda tarafların herhangi bir zilyetliğin bulunmadığı gerekçesiyle şikayetçi ... ’ın ... hakkındaki şikayetinin reddine karar verilmiştir. Davacılar, ... İcra Müdürlüğü’nün 2010/8357 sayılı dosyasında protokole dayanarak davalı ... hakkında icra takibinde bulunmuşlardır.

Davalı ... taşınmazı davalı ...’dan edinmiştir. 3091 sayılı yasa uyarınca yapılan soruşturmada taşınmazın davacı ...'ın tasarrufunda bulunmadığı anlaşılmaktadır. Taşınmazın tapu kaydında da mülkiyetin naklini engelleyen bir kayıt bulunmamaktadır. Davalı ... ile davalılar ..., ..., ... ve ...’ın davacıları zararlandırmak amacıyla birlikte hareket ettiklerine ilişkin bir kanıt sunulmamıştır.

Bu nedenle, davalı ...’in dava konusu taşınmazı TMK’nın 1024. maddesi uyarınca yolsuz olarak adına tescilini sağladığı kanıtlanamadığından kazanımı TMK’nın 1023. madde uyarınca korunmalıdır. Dolayısıyla, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalı ... hakkındaki tapu iptali ve tescil isteminin reddi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 1.100TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ...’e verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31.03.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2014/16927, K. 2015/3529, 31 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/16927
Karar No
2015/3529
Tarih
31 Mart 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2014/16928 K.2015/4846
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2014/16929 K.2015/3564
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2014/16930 K.2015/4216
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2014/16931 K.2015/4935
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2014/16932 K.2015/4580
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2014/16933 K.2015/3543

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.