İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2014/2743 K.2014/6888

Davacı tarafından, davalı aleyhine 07.02.2006 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesi nedeniyle tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 26/06/2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı…

Esas2014/2743Karar2014/6888Tarih26 Mayıs 2014Okuma4 dk · 727 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2014/2743 E., 2014/6888 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Mayıs 2014
Mahkemesi
Oğuzeli (Kapatılan) Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi
26/06/2008
Numarası
2008/42-2008/95
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

727 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı tarafından, davalı aleyhine 07.02.2006 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesi nedeniyle tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 26/06/2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kâğıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_K A R A R_

Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Davacı vekili, taraflar arasında Gaziantep 2. Noterliğinin 04.11.2003 tarihli ve 24577 yevmiye numaralı işlemi ile satış vaadi sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeye göre davalının 22 ada 7 ve 9 parseldeki hak ve hisselerinin tamamını davacıya satmayı vaadettiğini, sözleşme bedeli olan 2.500.000.000,00 eski TL'nin peşin olarak verildiğini, ancak davalının ferağ vermeye yanaşmadığını belirterek, dava konusu taşınmazda davalı adına kayıtlı olan payın iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.

Davalı vekili, davalının 2003 yılından itibaren akıl zayıflığı sebebi ile tedavi gördüğünü, 75 yaşında ve yaşlı olduğunu, Gaziantep 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 22.03.2005 tarihli ve 2004/1003-2005/413 sayılı kararı ile davalıya iştirak ve yönetim danışmanı atandığını, davalının ehliyetsiz olduğunu, diğer taraftan davacının dayandığı sözleşmenin davalı adına vekaleten hareket eden damadı B.. B.. tarafından akdedildiğini, vekil Bedi'nin davalının bu durumundan haberdar olduğunu, kötüniyetle hareket ederek vekalet görevini kötüye kullandığını, davacının da davalıyı bizzat tanıdığını, hatta davalıya ait bir nar bahçesinin davacı tarafından kira sözleşmesi ile kullanıldığını, yani davacının da davalının ehliyetsiz olduğunu bildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, satış vaadi sözleşmesini davalı adına vekaleten imzalayan Bedi Bilaloğlu'nun davalının damadı olduğunu ve tanık beyanlarına göre anılan vekilin davalının malvarlığını kendisinin yemek istediğini söylediğini, davalının satış vaadi sözleşmesinin akdedildiği 04.11.2003 tarihlerinde maddi durumunun iyi olduğunu, satış vaadi sözleşmesinde sözleşme bedeli olarak 5.000,00 TL kararlaştırıldığı halde, dava dilekçesinde 2.500,00 TL ödendiğinin belirtildiğini, davacının babasının tanık olarak verdiği beyanında sözleşme bedelinin tamamının peşin olarak ödenmediğini, bir kısmı için senet verildiğini beyan ettiğini,

sözleşmedeki bedelle taşınmazların rayiç değeri arasında %37 oranında fark olduğunu, buna göre vekil Bedi'nin vekalet görevini kötüye kullandığını, davacının da anılan vekilin görevini kötüye kullandığını bilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasıdır. Davada karardan sonra 19.11.2008 tarihinde vefat eden satış vaadi borçlusu P.. B..'ın ehliyetsiz olduğu savunmasında bulunulmuştur. Buna göre, satış vaadi borçlusu Pakize'nin vekili Bedi'ye vekaletname verdiği 22.10.2003 tarihinde, akabinde sözleşmenin yapıldığı 04.11.2003 tarihinde Pakize'nin ehliyetsiz olup olmadığının tarafların gösterecekleri tüm delillerin toplanması, tanıklardan bu konuda açıklayıcı doyurucu somut bilgiler alınması, vesayet dosyası ve varsa ehliyetsiz olduğu iddia edilen kişiye ait doktor raporları, hasta müşahade kağıtları, film grafilerinin eksiksiz olarak getirilmesi suretiyle araştırılması gerekir.

Bunun yanında her ne kadar HMK’nın 282. maddesinde belirtildiği gibi “hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir” ise de temyiz kudretinin yokluğu, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk gibi salt biyolojik nedenlere değil, aynı zamanda bilinç, idrak, irade gibi psikolojik unsurlara da bağlı olduğundan, akıl hastalığı, akıl zayıflığı gibi biyolojik ve buna bağlı psikolojik nedenlerin belirlenmesi çok zaman hakimlik mesleğinin dışında özel ve teknik bilgi gerektirmektedir.

Ayırt etme gücünün nispi bir kavram olması, eylem ve işleme göre değişmesi, bu yönde en yetkili sağlık kurulundan özellikle Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını da gerekli kılmaktadır. Esasen, Türk Medeni Kanununun 409. maddesinin 2. fıkrasında akıl hastalığı veya akıl zayıflığının bilirkişi raporuyla belirleneceği de öngörülmüştür.

Somut olayda, akit tarihinden hemen önce davalı P.. B..'ın 22.10.2003 tarihinde damadı Bedi'yi vekaletname ile vekil tayin ettiği, 22.03.2005 tarihinde kendisine kanuni müşavir atandığı anlaşılmaktadır. Davacının vekil ile el ve işbirliği içinde olduğunu savunulmuş ise de bu

hususun davalı tarafından ispatlandığı söylenemez. Taşınmazın gerçek değeri ile satış vaadi sözleşmesinde belirtilen değeri arasında çok fark olması tek başına davacı ile vekilin el ve iş birliği içinde hareket ettiğini göstermez. Bunun yanı sıra vekalet görevinin kötüye kullanılmış olması satış vaadi sözleşmesinin geçersiz olduğu anlamına gelmez.

Bu durumda, yukarıda belirtilen ilkelere göre davalının vekaletname ve sözleşme tarihleri olan 22.10.2003 ve 04.11.2003 tarihlerinde hukuki ehliyeti haiz olup olmadığı tarafların gösterecekleri deliler ile tüm bilgi ve belgeler toplanmak suretiyle Adli Tıp Kurumundan rapor alınmak suretiyle saptanmalı, hukuki ehliyeti haiz olması halinde davanın kabulüne, aksi halde reddine karar verilmelidir.

Mahkemece, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 26.05.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2014/2743, K. 2014/6888, 26 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/2743
Karar No
2014/6888
Tarih
26 Mayıs 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2014/2743 K.2014/10874
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2014/2744 K.2014/8116
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2014/2744 K.2014/5191
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2014/2744 K.2014/12478
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2014/2744 K.2014/10432
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2014/2744 K.2014/5788

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.