KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2014/2769 E., 2014/7136 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 17/09/2013
- Numarası
- 2011/922-2013/488
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 14/10/2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17/09/2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davalılar vekilleri, zamanaşımının dolduğu, satış vaadi sözleşmesinin yapıldığı tarihte murisinin temyiz kudretini yitirdiğini, bedelin ödenmediğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 297/2. maddesinde hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerekli olduğu açıklanmıştır.
Somut olayda; mahkemece hüküm sonucunda dava konusu parsellerdeki muris K.. N.. D.. adına kayıtlı hisselerin tapularının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş ise de dava konusu M.. Köyü 11.. ada 1, 11.. ada 2, 1.. ada 2 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydında vaat borçlusu K.. N.. Durgun'dan mirasçılarına intikal ettiği ve mirasçılar arasında da pay temliki yapıldığı görüldüğünden bu yönüyle hükmün infaza elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. İnfazda tereddüt hasıl olmaması açısında iptal edilen ve davacı adına tesciline karar verilen payların hüküm sonucunda açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Bu hali ile verilen karar usul hükümlerine aykırı olduğundan usulüne uygun şekilde hüküm sonucu oluşturulması için kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2014/2769, K. 2014/7136, 29 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama