KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2014/2802 E., 2014/7007 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 22/04/2013
- Numarası
- 2013/154-2013/139
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine 12.04.2013 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 22.04.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, Belediye Encümeninin 23.08.1991 tarihli ve 2714 sayılı kararı ile dava konusu 6 parsel sayılı taşınmazı satın aldığını, taşınmazın daha sonra dava dışı üçüncü şahsa satışı nedeni ile tapu kaydının iptali ile adına tescilini, ikinci kademede tazminatın tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, ihtilafın idari yargıda çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın yargı yolu bakımından reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "idari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinde idari dava türleri ve idari yargı yetkisi açıkça düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı açılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı açılan tam yargı davaları ve idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan anlaşmazlıklara ilişkin davalar olarak gösterilmiştir.
Yargı yetkisinin ise idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu belirtilmiş yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde karar vereceğine ilişkin bir düzenleme de mevcut değildir.
Somut olayda, iddianın ileri sürülüşü itibarı ile dava şahsi hakka dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacının tapu iptal tescil talebi idari nitelikte bir dava olmadığından bu tür uyuşmazlıkların adli yargıda çözümlenmesi gerekir. Mahkemece, tarafların delilleri değerlendirilerek davanın esası hakkında bir karar verilmesi ğerekirken idari yargının görevli olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2014/2802, K. 2014/7007, 27 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama