KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2014/2887 E., 2014/5007 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2014
- Mahkemesi
- Kırıkhan Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 27/12/2013
- Numarası
- 2013/380-2013/778
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine 03.07.2013 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.12.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan E.. E.. vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kâğıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava konusu taşınmaz üzerindeki yapının F.. G..'e ait olduğu ve bu iddiayı davacının kabul ettiği, diğer davalıların ise itirazlarının olmadığı gerekçesi ile dava konusu taşınmaz üzerindeki ortaklığın muhdesat arz oranlaması yapılarak satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalılardan E.. E.. temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davalı E.. E..'in aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Paydaşlığın satış suretiyle giderilmesine ilişkin davalarda taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç gibi bütünleyici parçanın (muhdesat) kime ait olduğu konusunda uyuşmazlık olup da bunlar üzerinde bazı paydaşların hak iddia etmeleri ve öncelikle bu uyuşmazlığın giderilmesini istemeleri halinde o paydaşa görevli mahkemede dava açmak üzere 6100 sayılı HMK'nın 165. maddesi uyarınca süre verilmelidir. Verilen süre içerisinde dava açılırsa sonucun beklenmesi, açılmaz ise o konuda uyuşmazlık yokmuş gibi davaya devam edilmesi gerekir.
Somut olayda, mahkemece dava konusu taşınmaz üzerindeki yapının F.. G..'e ait olduğu ve bu iddiayı davacının kabul ettiği, diğer davalıların ise itiraz etmediği gerekçesi ile muhdesatın F.. G..'e ait olduğu kabul edilmiş ise de muhdesatın F.. G..'e ait olduğu konusunda tapuda şerh olmadığı gibi, bu hususta bütün paydaşların ittifakı da bulunmamaktadır. Bu durumda muhdesatın aidiyeti konusunda iddiası olan F.. G..'e yukarıda açıklandığı gibi dava açmak üzere uygun bir süre verilmesi gerekirken mahkemece bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2014/2887, K. 2014/5007, 14 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama