KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2014/5256 E., 2014/5809 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- Avanos Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 10/10/2013
- Numarası
- 2013/149-2013/303
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 16.05.2013 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 10.10.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, dava konusu 1145 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki 6 no'lu bağımsız bölümü bedelini ödeyerek satın aldığını ancak üzerine kaydedilmesi gerekirken davalı adına tescil edildiğini, satın alındığı tarihten bu yana evde kendisinin oturduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemiştir.
Davalı, davaya konu bağımsız bölümü parası ile satın aldığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
İnanç sözleşmesinden doğan davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 146. maddesi (818 Sayılı Borçlar Kanununun 125. maddesi) hükmü gereğince bu tür davalarda zamanaşımı süresi on yıl olarak kabul edilmektedir. Burada zamanaşımı başlangıcı 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 149. maddesi (818 Sayılı Borçlar Kanununun 128. maddesi) uyarınca alacağın istenebilir hale geldiği tarih, başka bir deyişle iddiada bulunanın ferağ umudunu yitirdiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Davacı, ferağ umudunu davanın açıldığı tarihte yitmiş sayılacağından dava zamanaşımı süresi dolmamıştır.
Bu durumda mahkemece işin esasına girilerek bir hüküm kurulması gerekirken zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2014/5256, K. 2014/5809, 5 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama