İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2014/6285 K.2014/11493

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 02.06.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil veya tazminat istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 26.12.2013 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak…

Esas2014/6285Karar2014/11493Tarih21 Ekim 2014Okuma4 dk · 805 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2014/6285 E., 2014/11493 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Ekim 2014
Mahkemesi
Kemer 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi
26/12/2013
Numarası
2010/269-2013/895
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

805 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 02.06.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil veya tazminat istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 26.12.2013 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 21.10.2014 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av. N..T..ile karşı taraftan davalılar A..ve Z.. G.. vekili Av. M.. Y.. geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen tarafların sözlü açıklamaları dinlendi duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı, davalı Orhan ile 21.04.2008 günü Kemer 2.Noterli’nde düzenledikleri satış vaadi sözleşmesi uyarınca 4 parsel sayılı taşınmazdaki 10 ve 13 numaralı bağımsız bölüm dükkanların satışının vaat edildiğini, sözleşmede bedel 55.000 TL olarak belirtilmiş ise de 2.210.000$ ödendiğini, davalı Orhan’ın mal kaçırmak amacıyla 13 numaralı bağımsız bölümü taşınmazın önceki maliki ve işvereni olan Süleyman’ın kızı davalı Zekiye Güngör’e bağış yoluyla; 10 numaralı bağımsız bölümü de diğer kızı davalı A.. G..’e satış yoluyla devrettiğini, devirlerin muvazaalı olduğunu ileri sürerek, taşınmazların adına tescilini veya ödenen 2.210.000$ bedelin ödeme tarihi 24.04.2008 tarihinden itibaren işleyen faizi ile birlikte alınmasını istemiştir.

Davalılardan Orhan, dava dışı Süleyman’ın tüm taşınmazlarını tarafına bedelsiz devrettiğini, anılan önceki malikin talimatı ile davacı ile satış vaadi sözleşmesi düzenlediğini, yine talimat üzerine taşınmazları diğer davalılara bedelsiz devrettiğini, davacıya zarar verme amacı taşımadan işvereni Süleyman’ın talimatlarını yerine getirdiğini; davalılar Aygül ve Zekiye ise, dava dışı babaları Süleyman’ın ekonomik sıkıntı nedeniyle taşınmazları davalı Orhan’a devrettiğini, Süleyman’a maddi destek sağladıklarından taşınmazların tarafına devredildiğini, davalı Orhan ile davacının eylem birliği içerisinde olup, başka hukuki sorunlardaki anlaşmazlıkların çözümünü zorlamak için davanın açıldığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, davalıların kötüniyetli oldukları kanıtlanamadığı gerekçesiyle tapu iptali ve tescil isteminin; davacının davalı Orhan’na bedel ödemediğini söylediği gerekçesiyle de bedel isteminin reddine karar verilmiştir.

Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil; ikinci kademede alacak istemlerine ilişkindir.

Hukukumuzda, kişilerin satın aldığı şeylerin ileride kendilerinden geri alınabileceği endişesi taşımamaları, dolayısıyla toplum düzeninin sağlanması düşüncesiyle, satın alan kişinin iyiniyetinin korunması ilkesi kabul edilmiştir. Bir tanımlama yapmak gerekirse iyiniyetten maksat, hakkın doğumuna engel olacak bir hususun hak iktisap edilirken kusursuz olarak bilinmemesidir.

Belirtilen ilke, TMK’nun 1023. maddesinde aynen “tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur” şeklinde hükme bağlanmış, aynı ilke tamamlayıcı madde niteliğindeki 1024. maddede “bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz” biçiminde vurgulanmıştır. Ne var ki; tapulu taşınmazların intikallerinde huzur ve güveni koruma, toplum düzenini sağlama uğruna tapu kaydında ismi geçmeyen ama asıl malik olanın hakkı feda edildiğinden iktisapta bulunan kişinin iyiniyetli olup olmadığının tam olarak tespiti büyük önem taşımaktadır.

Gerçekten, kayıt malikinin mülkiyeti kötüniyetle kazandığı ileri sürülmüş ise, üçüncü kişinin ayni hakkın yolsuz olarak tescil edildiğini bilen veya bilmesi gereken şahıs olup olmadığına bakılması gerekir. Çünkü, TMK’nın 1024. maddesi uyarınca bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmişse bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişilerin yolsuz olan bu tescile dayanma olanakları yoktur ve yasa ve uygulamadaki deyimiyle bağlayıcı olmayan bir hukuki işleme dayanan ve hukuki sebepten yoksun bulunan tesciller yolsuz tescil sayılacağından, hakkı zedelenen üçüncü kişinin iyiniyetli olmayan malike karşı doğrudan doğruya şahsi hakkına dayanması mümkündür.

Somut uyuşmazlıkta, kat irtifakı kurulu 4 parsel sayılı taşınmazdaki dava konusu bağımsız bölümler dava dışı S.. G.. adına kayıtlı iken, satış nedeniyle davalı Orhan adına tescil edilmiş, Orhan da 13 numaralı bağımsız bölümün mülkiyetini 06.08.2008 günü bağış yoluyla davalı Zekiye’ye. 10 numaralı bağımsız bölümün mülkiyetini de aynı tarihte satış yoluyla davalı Aygül’e devretmiştir.

Davacı davalıların kötüniyetli olduklarını taşınmazları yolsuz olarak tescilini sağladıklarını iddia etmiştir. Bu durumda öncelikle davalının TMK’nın 1023. maddesi uyarınca iyiniyetli olup olmadığı, TMK’nın 3. maddesi hükmü karşısında yararına geçerli bir tescilin sonuçları meydana gelip gelmeyeceği saptanmalıdır. Önceki malik Süleyman’ın davalılar Zekiye ve Aygül’ün babası olduğu anlaşılmaktadır. Davalı Orhan’ın da 1998 yılında G..Kuyumculuk Tur. Tic. Ltd.

Şti’de çalıştığı, dava dışı Süleyman, davacı ve davalılar Zekiye ile Aygül’ün K.. Ltd. Şti’nin ortakları arasında yer aldığı görülmektedir. Davalılar Zekiye ve Aygül’ün cevap dilekçesinde ekonomik sıkıntı duyan babaları Süleyman’a maddi destek verdiklerini belirtmeleri; davalı Orhan’a taşınmazların muvazaalı olarak devredildiğini ve önceki malik Süleyman’ın istemiyle taşınmazların davacıya satışının vaat edildiğini bilmemeleri hayatın olağan akışına aykırıdır.

Ayrıca, davacı dava dışı Süleyman ve davalılar Zekiye ile Aygül’ün aynı şirkette ortak olduklarından aralarındaki ticari ilişkilerin bilinmemesi, bir çalışanın malik olduğu taşınmazı işverenin kızına bağış yoluyla bedelsiz devretmesi de hayatın olağan akışına aykırıdır.

Davalıların iyiniyetli olmadıkları anlaşıldığından mahkemece davacının tapu iptali ve tescil isteminin kabulü gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 1.100TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 21.10.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2014/6285, K. 2014/11493, 21 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/6285
Karar No
2014/11493
Tarih
21 Ekim 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2014/6285 K.2014/13193
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2014/6286 K.2014/16861
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2014/6286 K.2014/13051
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2014/6286 K.2014/30877
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2014/6287 K.2014/13048
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2014/6287 K.2014/11143

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.