KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2014/814 E., 2014/6725 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- Devrek 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 01/11/2007
- Numarası
- 2006/154-2007/284
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.04.2013 gününde verilen dilekçe ile tavzih istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; talebin reddine dair verilen 06.05.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, suya vaki elatmanın önlenmesi davası sonucu verilen kesinleşmiş mahkeme kararının tavzihi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, tavzih isteğinin reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 305. maddesinin birinci fıkrasına göre tavzih, hükmün yeterince açıklık taşımaması, infazında tereddüt doğurması veya birbirine aykırı fıkralar içermesi halinde olanaklıdır. İkinci fıkraya göre de tavzih yoluyla hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Temyiz yoluyla incelenmesi mümkün olan bir husus yeniden yargılama yapılarak tavzih adı altında düzeltilemez.
Somut olaya gelince, dava dilekçesinde davalı “N.. Y.. Devrek Aksu Köyü Muhtarı” olarak gösterilmiş, karar başlığında da davalı “N.. Y.. Aksu Köyü Devrek” olarak yer almıştır. Davalı davayı köy muhtarı olarak takip etmesine rağmen yargılama giderleri ve yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinden sorumlu tutulduğundan hükmün tavzihini istemiştir. Her ne kadar davalı hükmün tavzihini istemiş ise de kararın onanmasına ilişkin Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2008/7498 Esas, 2008/11057 Karar sayılı ilamında açıkça belirtildiği üzere davalıya şahsen değil köy tüzel kişiliğini temsilen husumet yöneltildiği anlaşıldığından tavzih talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2014/814, K. 2014/6725, 22 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama