İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2014/8230 K.2015/498

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 20.12.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 08.10.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından…

Esas2014/8230Karar2015/498Tarih19 Ocak 2015Okuma4 dk · 800 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2014/8230 E., 2015/498 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Ocak 2015
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

800 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 20.12.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 08.10.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı, kayden malik olduğu 473 parsel sayılı taşınmazın... yaptığı imar uygulaması sonucu 17 ada 50 sayılı parsele gittiğini, imar uygulamasının idari yargı yerinde iptal edildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali, 473 sayılı kök parsele dönülmesi ve adına tescil isteklerinde bulunmuştur.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Yargıtay l. Hukuk Dairesinin 14.10.2008 tarihli ve 2008/5136-10189EK sayılı ilamı ile özetle “...davalı yönünden iyiniyet araştırması yapıldığı söylenemez.

Hal böyle olunca, öncelikle 473 parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması sonucu oluşan yeni imar parsellerinin maliklerine karşıda iptal ve tescil davası açılması bakımından davacıya olanak tanınması açıldığı takdirde eldeki dava ile birleştirilmesi gerektiği ve maliklerinin 2. el durumunda olmaları halinde 50 parselde olduğu gibi haklarında Türk Medeni Kanununun 1023. maddesinin koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve uygulama ile yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir” gerekçesi ile karar bozulmuştur.

Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonunda, kayıt maliki davalıların iyiniyetli olduklarından davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, imar işleminin iptali sebebiyle kadastral mülkiyet durumunun ihyası isteğine ilişkindir.

İmar parsellerinin hukuki dayanağını (illetini) teşkil eden idari işlemin idari yargı yerinde iptal edilip kesinleşmesi ile imar parsellerinin ...'nun 1025. maddesinde öngörülen yolsuz tescil durumuna düşeceği açık olmakla dayanağı kalmayan tapu kaydının iptali gerekeceği l. Hukuk Dairesinin 14.10.2008 tarihli ve 2008/5136-10189EK sayılı bozma ilamında da açıklanmış, ...mn 1023. maddesinin de değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Mahkemece davacı tarafından sonradan taşınmazları iktisap eden kişilerin iyiniyetli olmadıkları davacı tarafından kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmiş ise de 14.05.1951 gün 1949/17-1951/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca “vakıa ve karinelerden olayda iyiniyet iddiasında bulunamayacak durumu belirmiş olan kimsenin kötüniyetinin diğer tarafça ispat edilmesi gerekmez. Mahkemece bu husus dosyadaki diğer delillerle kanıtlanıyorsa dikkate alınmalıdır. ”

Somut olayda davacı adına “demiryolu” olarak kayıtlı bulunan 473 parsel sayılı taşınmazın 18. madde uygulamasına tabi tutulduğu ve 22, 23, 25, 30 sayılı imar parsellerinin oluştuğu 22, 23 ve 25 parsellerin yeniden yapılan düzenleme ile 17 ada 50, 51, 53 ve 55 sayılı imar parsellerinin meydana geldiği anlaşılmaktadır.

İmar uygulamalarından evvel de ihyası istenen 473 parsel sayılı taşınmaza komşu 483 parsel sayılı kadastro parselinin maliki olan davalı ... şirketinin ve imar uygulamaları ile taşınmazlarda malik olan birleşen davanın davalıları diğer paydaşların bu yerin demir yolu güzergahında olduğunu bilmemeleri hayatın olağan akışı ile bağdaşmayacağı gözetildiğinde davalı şirketin iyiniyetli kabul edilmesi mümkün bulunmadığından davanın reddi doğru görülmemiştir.

İmar parsellerinin hukuki dayanağını (illetini) teşkil eden idari işlemin idari yargı yerinde iptal edilip kesinleşmesi ile imar parsellerinin ...'nun 1025. maddesinde öngörülen yolsuz tescil durumuna düşeceği açıktır. Buna göre kadastral parsellerin gittileri olan imar çap kayıtlarının iptal edilip eski kadastral parsellerin geometrik ve mülkiyet durumunun yeniden ihyasına karar verilmesi gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır.

Davacı, kadastral parselin ihyası, başka deyişle imar uygulaması ile oluşan imar parsellerinin tapu kayıtlarının iptali ile eski hale getirilmesini istemekte olup, bu durumda ihyası istenen kadastral parselin çap sınırları içerisinde kalan imar parsellerinin tamamının tespiti ile koşullar oluşmuş ise tamamının tapularının iptali yönünde karar vermek gerekir. Diğer taraftan tapu iptal ve tescil davalarının kayıt malikleri aleyhine açılacağı da tartışmasızdır.

Somut olayda; imar uygulaması ile meydana gelen 17 ada 50 parsel sayılı taşınmazın 17 ada 23 parsel sayılı taşınmazdan geldiği, 23 parselin ise ihdasen oluşturulduğu ancak aynı kısmın11.101970 tarihinde 2662 yevmiye ile davacının maliki olduğu 473 parsele ilave olarak 2975 m2 miktarı ile tescilinin yapıldığı, yani 23 parselin 2975 m2 kısmının tescil harici yer olmayıp 11.101970 tarihinde 473 parsele ilave edilen 2975 m2 yer olduğu bilirkişi raporları ile sabittir.

Buna göre, zeminde 473 parselin 11.10.1970 tescil edilen 2975 m2'1ik kısmı için davanın kabul edilerek kadastral parselin ihyasına karar vermek gerekecektir. Ne var ki, zeminde bu kısım üzerinde iptal edilen imar uygulaması ile 17 ada 50 parsel sayılı taşınmaz dışında başka parsellerin de tescil edildiği 4.9.2007 tarihli ...'ya ait ek rapor ekinde sunulan krokiden anlaşılmaktadır.

Davacı tarafından 17 ada 50, 51, 53, ve 55 sayılı imar parsellerinin kayıt maliklerine husumet yöneltilmiş ise de 473 sayılı kadastral parselin hangi imar parsellerinde yol, park v.b. alanda kaldığı keşif sonunda alınan bilirkişi raporunda açıkça belirtilmemiştir. Bu nedenle öncelikle ihyası istenen kadastral parselin çapı sınırları içerisinde kalan imar parsellerinin tamamının tespiti ile bu taşınmaz maliklerinin davada yer almalarının sağlanması, daha sonra davanın esasının karar bağlanması gerekirken belirtilen hususlar gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.01.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2014/8230, K. 2015/498, 19 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/8230
Karar No
2015/498
Tarih
19 Ocak 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2014/8230 K.2015/1224
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2014/8231 K.2015/1059
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2014/8232 K.2015/1052
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2014/8232 K.2015/373
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2014/8233 K.2015/926
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2014/8233 K.2015/371

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.