KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2014/9345 E., 2014/13666 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2014
Karar Metni
575 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.09.2013 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.05.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davalılardan ... 108 ada 130 parsel sayılı taşınmaz üzerinde muhtesat iddiasında bulunmuş, muhtesat iddiası davacı tarafça kabul edilmiştir.
Mahkemece, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler; parsel sayılı taşınmazlar ve 110 ada 10 parsel sayılı taşınmaz yönünden usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün bu taşınmazlar yönünden onanması gerekmiştir.
2- Dava konusu menkul mal yönünden;
492 sayılı Harçlar Kanunu ve eki Tarifenin karar ve ilam harcı başlıklı 1. maddesinin (c) fıkrası hükmü uyarınca bir gayrimenkulün hissedarlar arasında satış suretiyle şuyuun izalesine dair hükümlerde (Gayrimenkulün satış bedeli üzerinden) binde 11,38 oranında, menkul niteliğindeki araç üzerindeki paydaşlığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi halinde ise 2. maddesinin (a) fıkrası hükmü uyarınca maktu harç ile yetinilmesi gerekir. Mahkemece bu yön gözden kaçırılarak, traktörün satış bedeli üzerinden binde 11.38 oranında harç alınması doğru görülmemiş ise de bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7. maddesi gereğince hüküm sonucunun düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Dava konusu 108 ada 130 parsel sayılı taşınmaz yönünden temyiz itirazlarına gelince;
iderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçalar (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir.
Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik (%....) oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Mahkemece, dava konusu 108 ada 130 parsel sayılı taşınmazın üzerinde tespit edilen muhtesata isabet eden oranın belirlenmesi, satış sonunda elde edilecek bedelin ise bu oran esas alınmak suretiyle, muhtesata isabet eden kısmın muhtesat sahibi paydaşa, geri kalan bedelin ise payları oranında paydaşlara dağıtılması gerekirken, muhtesat bedelinin satış yapılırken, satış memurluğu tarafından nazara alınmasına karar verilmesi doğru görülmediğinden, hükmün bu parsel yönünden bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2014/9345, K. 2014/13666, 1 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama