KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2014/9495 E., 2014/13607 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2014
- Mahkemesi
- Adana 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 11/04/2014
- Numarası
- 2013/33-2014/212
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08.01.2013 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.04.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, önalım hakkı nedeniyle tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davalı, payları dava dışı kişiden satın aldığını ve bedelde muvazaa iddiasının doğru olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Önalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmazdaki payını kısmen veya tamamen üçüncü kişiye satması halinde, diğer paydaşlara, satılan bu payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak, paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve pay satışı yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir.
Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması TMK’nın 2. maddesinde yer alan dürüst davranma kuralı ile bağdaşmaz. Kötüniyet iddiası 14.2.1951 tarihli ve 17/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, 1230 m2 yüzölçümünde arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazda davacının imar, davalının da satın alma yoluyla paydaş olduğu görülmektedir. Temyiz aşamasında davalı tarafından taşınmazda fiili taksim bulunduğu ileri sürüldüğünden fiili taksime ilişkin davalının ve varsa davacının karşı delilleri toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2014/9495, K. 2014/13607, 1 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama