KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2014/9722 E., 2015/1077 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
247 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 09.04.2013 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 20.03.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, hükmün temyiz edilerek dosyanın Yargıtay’a gönderilmesinden sonra vermiş 30.06.2014 havale tarihli dilekçesi ile davalılar ile müvekkili arasında 26.05.2014 tarihli sulh sözleşmesinin imzalandığını ve bu sözleşme gereğince hüküm kurulması gerektiğini bildirmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 314. maddesinde sulhun, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği belirtilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın “Sulhun Etkisi” başlıklı 315. maddesi hükmüne göre de sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliğinin 57. maddesine göre hükmün kesinleşmesinden önce davadan feragat, davayı kabul veya sulh halinde, hâkim dosya üzerinden bu konuda ek karar verir. Taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi sırf bu nedenlerle dosya istinaf veya temyiz incelemesine gönderilmez.
Açıklanan nedenlerle, temyiz aşamasında dosyaya sunulan sulh sözleşmesi hakkında mahkemesince bir karar verilmek üzere bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2014/9722, K. 2015/1077, 3 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama