KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/10390 E., 2018/1112 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
538 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.07.2008 gününde verilen dilekçe ile kadastral mülkiyet durumunun ihyasına yönelik tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.04.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili, davalı ... Belediyesi vekili ile davalı ... Belediyesi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, kadastral mülkiyet durumunun ihyasına yönelik tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı Hazine vekili; çekişmeli taşınmazda yapılan imar uygulamalarının iptal edildiğini, sicilin dayanaksız hale geldiğini ileri sürerek, ... Köyü 1241 (269) ihdas parselinin ihyasını istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün davacı Hazine vekili tarafından temyizi üzerine karar, Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin 2010/12140 Esas 2011/2878 Karar sayılı ilamıyla “...sicil kayıtlarının illetini teşkil eden idari işlemin idari yargı yerinde iptal edilerek kaydın dayanaksız hale geldiği ve sicilin yolsuz tescil durumuna düştüğü belirlenmiş olup, ihdasen oluşan dava konusu parsel kapsamında kalan yer yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği kuşkusuzdur. Hal böyle olunca, imar işlemlerinin idari yargı yerinde görülüp kesinleşen davalar ile iptal edildiği ve sicilin dayanağının kalmadığı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.” şeklindeki gerekçeyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, 07.12.2009 tarihli bilirkişi raporu ve krokide yeşil çerçeve ile gösterilen 2964 m2'lik park alanı kısmının imar öncesi 1241 kök parselin çap sınırları içinde kalan imar parsellerinin ve imarla oluşan sicil kayıtlarının iptali ile imar öncesi kadastrol hak durumuna dönülmesine ve eski hale ihyasına karar verilmiştir.
Hükmü, davacı Hazine ve davalılar ... ile ... vekilleri temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacı vekilinin ve davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz istemleri yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dava, imar işleminin iptali sebebiyle kadastral mülkiyet durumunun ihyası isteğine ilişkin olup, taraflar arasında mülkiyet ihtilafı bulunmamaktadır.
Davacının talebi kamusal tasarruftan kaynaklanan sicil kaydının düzeltilmesine ilişkin bulunduğundan hüküm altına alınması gerekli karar ilam harcı ile avukatlık ücretinin maktu olması gerekirken nispi olarak tayin edilmesi doğru olmadığı gibi, ihyasına karar verilen çekişme konusu yerin imar planında park alanında kaldığı ve imarla oluşan çap kaydı bulunmadığı halde imar parsellerinin tapusunun iptali yönünde hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Öte yandan.
Hazine adına tescile karar verilmemiş olması da isabetsizdir. Ne var ki; anılan bu hususlar kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/10390, K. 2018/1112, 15 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama