KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/10928 E., 2017/2736 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2017
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
392 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 03.02.2010 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09.09.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, İİK'nun 121. maddesi uyarınca alınan yetki belgesine dayalı olarak alacaklı tarafından açılan ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalılardan ...'in davacıya olan borcundan dolayı .... İcra Müdürlüğünün 2004/7214 esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, borçlunun diğer davalılarla kayden paydaş olduğu... İli,... İlçesi, ... Köyü, 549, 947, 948, 1305, 1905, 2121,19 ve 494 parsel sayılı 8 adet taşınmazda borçlu adına kayıtlı hisseye alacak nedeniyle haciz konulduğunu ve icra mahkemesinden iş bu davayı açmak üzere yetki verildiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, 1905 parsel yönünden davanın kabulü ile dava konusu bu taşınmazda ortaklığın satış yoluyla giderilmesine, diğer taşınmazlar için davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
1905 sayılı parsele ilişkin olarak;
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun olduğu gibi özellikle, harcın paydaşlardan tapu kaydı ve ve mirasçılık belgesindeki payları oranında tahsil edileceğinin anlaşılmasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün bu parsel yönünden onanması gerekmiştir.
Dava konusu19 parsel sayılı taşınmaz yönünden ;
2-Dava dilekçesinde dava konusu gösterilmemesi nedeniyle, 19 parsel sayılı taşınmaz yönünden usulüne uygun açılmış bir dava bulunmamaktadır. O halde adı geçen parsel yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması gerekirken, reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Dava konusu 494, 549, 947, 948, 1305 ve 2121 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise ;
3- Borç miktarı itibariyle bu parsellerde de ortaklığın satış yoluyla giderilmesi gerekirken, imar planı dışında olduklarından söz edilerek yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/10928, K. 2017/2736, 4 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama