KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/11880 E., 2016/924 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.09.2012 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 30.04.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, 118 ada 65 parsel sayılı taşınmazın 420 m2'lik kısmını 23.06.1988 tarihinde haricen satın aldığını ve bedelini de ödediğini belirterek bu yerin tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı, dava konusu taşınmazı davacıya 2.800,00 TL'ye sattığını, bu bedeli ödeme tarihi olan 1988 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödemeyi kabul ettiğini, aksi halde davanın reddini talep ettiğini bildirmiştir.
Mahkemece, tapulu taşınmazlarda harici veya fiili taksim ile payların mülkiyetinin ana taşınmazdan ayrılamayacağı, tapu kaydının kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde de tapu iptali ve tescil davasının açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; davacı vekili tarafından tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde tazminat talebinde bulunulduğu ancak, mahkemece tazminat talebi yönünden olumlu- olumsuz bir karar verilmediği anlaşıldığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/11880, K. 2016/924, 26 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama