KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/12026 E., 2016/1044 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.06.2011 gününde verilen dilekçe ile irtifak hakkına elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 08.05.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, irtifak hakkına elatmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanununun 718. maddesine göre, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere arazi mülkiyeti kapsamına üzerindeki yapılar da girer. Kural olarak bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarının da malikidir.
Somut olayda, dava konusu 202 ada 3 parsel sayılı taşınmazda kat irtifakı kurulu olduğu, davalı ... dışında başkaca kişilerin de malik oldukları görülmektedir. Bu nedenle taşınmazın davalı dışındaki maliklerinin de davaya katılmaları zorunludur. Dairemizin ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun uygulaması da bu doğrultudadır (HGK 26.10.2005, 2005/14-587–2005/609).
Mahkemece davacıya 202 ada 3 parsel sayılı taşınmazda 4 no'lu bağımsız bölümün maliki Rafet Erdoğan hakkında ayrı bir dava açmak üzere uygun bir süre verilerek, dava açılırsa eldeki dava dosyası ile birleştirilerek ya da harçlandırılmış dilekçe ile 4 no'lu bağımsız bölüm malikinin de davaya katılması sağlanıp taraf teşkili tamamlandıktan sonra davanın esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken belirtilen hususlar gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/12026, K. 2016/1044, 28 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama