KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/12700 E., 2016/5144 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 10.04.2013 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.02.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, 103 ada 6 parsel sayılı taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir.
Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur.
Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Olayımıza gelince; Davalı, taşınmaz üzerindeki binanın kendine ait olduğunu savunmuş, davacılar bu hususu kabul etmişlerdir. Mahkemece yapılan keşifte arza ve muhdesata isabet edecek satış bedeli belirlenmiş, ancak yukarıda değinilen ilkelere göre orantı kurulmamış ve buna göre ödenecek miktarlar hükümde açıklanmamış, bilirkişi raporunun hükmün eki olduğu belirtilmemiştir. Bu nedenle bilirkişilerden ek rapor alınarak taşınmazın belirlenen değerinin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle saptanmalı bu oranlar üzerinden paydaşlara düşen bedel hüküm sonucunda açıklanmalı ve bilirkişi raporu hükmün eki sayılmalıdır.
Eksik inceleme ve araştırmayla, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/12700, K. 2016/5144, 28 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama