KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/13452 E., 2017/4474 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
556 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 06.04.2015 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.06.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir. Davacılar vekili 1385, 1457, 1826, 1827, 2599, 2951, 2981, 2993, 3999, 4000, 4200, 5044, 5045, 5342, 5363, 5457, 5509, 5654, 8821, 10233 ve 10234 parsel sayılı 21 adet taşınmazda ortaklığın giderilmesini talep etmiştir. Mahkemece, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir. Hükmü, davalılardan ... vekili temyiz etmiştir.
Ortaklığın satış yoluyla giderilmesi halinde, dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçalar (muhdesat) varsa, bunların arzla birlikte satılması gerekir.
Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur.
Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik (%...) oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, dava konusu 1385, 1457, 1826, 1827, 2599, 2951, 2981, 2993, 3999, 4000, 4200, 5044, 5045, 5342, 5363, 5457, 5509, 5654, 10233 ve 10234 parsel sayılı taşınmazlar yönünden verilen mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün bu parseller yönünden ONANMASINA,
2-Dava konusu 8821 parsel sayılı taşınmaz yönünden temyiz itirazlarına gelince;
Paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine ilişkin davalarda taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçaların (muhdesat) kime ait olduğu konusunda uyuşmazlık olup da bunlar üzerinde bazı paydaşların (ortaklar) hak iddia etmeleri ve öncelikle bu uyuşmazlığın giderilmesini istemeleri halinde o paydaşa görevli mahkemede dava açmak üzere HMK'nın 165. maddesi uyarınca uygun bir süre verilmelidir. Mahkemece verilen süre içerisinde dava açıldığı takdirde sonucunun beklenmesi, açılmadığı takdirde o konuda uyuşmazlık yokmuş gibi davaya devam edilmesi gerekir.
Somut olayda; davalı ... dava konusu 8821 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 2 adet yapının hak sahibi olduğunu iddia etmiş ve Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/484 Esas sayılı dosyası ile muhdesatın aidiyetinin tespiti davası açmıştır. Açılan davanın sonucu beklenmeli, iddianın kanıtlanması halinde bilirkişiden rapor alınarak taşınmazın bulunan toplam değerinin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiğinin yüzdelik oran kurulmak suretiyle belirlenmesi satış sonucunda muhdesata isabet eden kısmın muhdesat sahibi paydaşa geri kalan bedelin ise payları oranında paydaşlara dağıtılması gerekmektedir.
Açıklanan hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/13452, K. 2017/4474, 30 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama