KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/13887 E., 2018/3629 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine asıl davada 30.10.2013 ve karşı davada 09.12.2013 günlerinde verilen dilekçe ile asıl davada elatmanın önlenmesi, karşı davada temliken tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.05.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı- karşı davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Asıl dava elatmanın önlenmesi ve kal karşı dava temliken tescil istemlerine ilişkindir.
Asıl davada davacı vekili müvekkiline ait 189 ada 11 parsel sayılı taşınmaza davalıya ait 189 ada 12 parselde bulunan binanın tecavüzlü olduğunu, elatmanın önlenmesini ve binanın tecavüzlü kısmının kali talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle karşı davasında; davanın reddini, tecavüzlü kısmın ifrazı ile davalı adına tapuya tescilini talep etmiştir.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi ve kal talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı- karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 297/2. maddesi gereğince;
Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Bunların yanında hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. (HMK m.26/1)
Somut olaya gelince; Davalı - karşı davacının temliken tescil talebi olmasına rağmen tescil talebi hakkında olumlu ya da olumsuz hüküm kurulmaması doğru değildir. Mahkemece belirtilen husus üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/13887, K. 2018/3629, 9 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama