KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/14073 E., 2016/7421 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
259 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04.07.2011 gününde verilen dilekçe ile meraya elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 29.04.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, davalı tarafından ... İlçesi ... -... Mahallesi, 2311 parsel sayılı mera vasıflı taşınmazın 7,26 m2 kısmına bina yapılmak suretiyle müdahale edildiğini, davalı tarafından haksız olarak dava konusu mera üzerine bina inşa etmek suretiyle yapılan tecavüzün önlenmesi ve söz konusu binanın kal'ini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiş ve duruşmalara da katılmamıştır.
Mahkemece, davaya konu taşınmazın binanın bulunduğu alanın ev yapılmadan öncesinde bağ olarak kullanıldığı, mera ile bağ arasının işaretle ayrılmış olduğu, evin bağ olarak kullanılan kısımda kaldığı bu alanın davalıya dedesinden ve babasından intikal ettiği, davaya konu taşınmazın bulunduğu alanın mera vasfını kaybettiği, meraya dönüştürmenin oldukça masraflı olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava mera sicilinde kayıtlı ve krokiye bağlanmış 2311 sayılı mera parseline elatmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir. Mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucu alınan 08.10.2013 tarihli fen bilirkişi raporunda davalının komşu parselde bulunan evinin 7,26 m2 tecavüzlü olduğu belirlenmiştir. Meraya tecavüz sabit olduğuna göre davanın kabulüne karar vermek gerekir iken yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/14073, K. 2016/7421, 22 Eylül 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama