KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/14559 E., 2017/4987 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2017
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 06.02.2014 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05.03.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı, 148 Ada 201 Parsel sayılı taşınmazdaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesini istemiştir.
Davalı vekili, paydaş olmayan davalı ... hakkında davanın reddine karar verilmesini, ayrıca koşulları oluşmayan davanın da reddedilmesi gerektiğini savunmuştur..
Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu taşınmazda ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMK hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Somut olayda; dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen ...'a dava dilekçesi tebliğ edilerek davada taraf sıfatı kazandığı, ancak tapu kaydının tetkikinde ...'ın paydaş olmadığı anlaşıldığından, davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, adı geçen davalı hakkında hüküm kurulmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/14559, K. 2017/4987, 12 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama