KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/15233 E., 2017/5584 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2017
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
1.119 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 19.12.2013 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05.06.2015 tarihli tavzih talebinin reddi kararının Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... Kayyımı Serik Malmüdürü vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
II- Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin
"Bilinen adreste tebligat" kenar başlıklı "16. maddesinde "(1) Tebligat, öncelikle tebliğ yapılacak şahsın bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tespitinde, tebliğ isteyenin beyanı, muhatabın veya diğer ilgililerin bildirimleri ya da mevcut belgeler esas alınır.
(2) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Ayrıca başkaca adres araştırması yapılmaz. 79 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre renkli bastırılan tebligat zarfında, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese tebligat yapılacağına dair meşruhata yer verilir.",
Hükümlerine yer verilmiştir.
Tebligat Kanunu, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunla değiştirildikten sonra, gerçek kişilere yapılacak tebligatla ilgili olarak iki aşamalı bir yol benimsenmiştir. Bu değişikliğe göre, muhatabın adres kayıt sistemindeki adresine, Kanunun 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca oğrudan tebligat yapılması mümkün değildir. Muhataba çıkarılan ilk tebligat, bilinen veya gösterilen adresine yapılacaktır.
Buna göre, ilk defa bildirilen adresin muhatabın (davalının) adres kayıt sistemindeki adresi veya başka bir adres olması arasında fark yoktur. Her iki adres de Tebligat Kanununun 10/1. maddesi kapsamında bilinen adrestir.
Bildirilen adrese çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi de nazara alınarak muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre tebligat çıkarılacaktır.
Tebligat Kanununun 10/2 ve 21/2. maddeleri farklı şekilde yorumlanarak, başka adresi bilinmediği gerekçesiyle muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine doğrudan doğruya 21/2. maddesine göre tebligat çıkartılması muhatabın savunma hakkını kısıtlayacağından, Anayasanın "Hak arama hürriyeti" kenar başlıklı 36. maddesine ve Tebligat Kanununun yukarıda bahsi geçen hükümlerine aykırı olacaktır. Somut olaya gelince;
1)Temyiz dilekçesi verilirken, gerekli harç ve giderlerin tamamı ödenir. Bunların eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa kararı veren hakim veya mahkeme başkanı tarafından verilecek yedi günlük kesin süre içinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı hususu temyiz edene yazılı olarak bildirilir. Verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkemece; kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilir.
Bu kararın da temyiz edilmesi halinde, HUMK'nın 432. maddesinin son fıkrası hükmü kıyasen uygulanır (HUMK 434/2-432/son).
Tavzih isteğinin reddine ilişkin olarak verilen kararı temyiz eden davalı Kayyım ... vekili'nin temyiz harç ve giderlerini yatırdığına dair makbuza dosya arasında rastlanamadığından, adı geçen davalı tarafından söz konusu harç ve giderler eğer ödendiyse dosya arasına alınmasına eğer temyiz harç ve giderlerinin ödenmediyse anılan madde uyarınca işlem yapılması, daha sonra dairemize gönderilmesine,
2) 24.02.2015 tarihli gerekçeli karar tebliğinin davalılardan ...,...'a bilinen en son adreslerine çıkarılması, bu adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatapların adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresleri, bilinen en son adresleri olarak kabul edilip tebligatın buraya yapılacağı hükmü gözardı edilerek, ilk seferde doğrudan Kanunun 21/2. maddesine göre tebligat yapılması usulüne uygun olmadığından,
yine davalılardan ..., ..., ..., ... ve ...'a 24.02.2015 tarihli gerekçeli kararlar TK m.21/1'e göre tebliğ edilmiş olmasına rağmen tebligat parçalarında bilgi veren komşular muhatapların işte olduğunu beyan etmesine rağmen bilgi alınan komşuların imzası ya da imzadan imtina etiğine dair meşruhatın tebligat parçalarında olmadığı anlaşıldığından tebligatlar usulüne uygun olmadığından ,adı geçen davalıların adreslerine 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde 24.02.2015 tarihli gerekçeli kararların tebliğleri sağlanarak ve yasal temyiz süresi beklenildikten sonra,
temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın MAHALLİNE İADESİNE, 03.07.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/15233, K. 2017/5584, 3 Temmuz 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama