KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/1679 E., 2015/1898 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
256 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacılar tarafından, 16.04.2013 gününde verilen dilekçe ile mirasın hükmen reddi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın usulden reddine dair verilen 15.05.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar, kardeşleri ...'nin 1999 tarihinde vefat ettiğini, alacaklı ...nin kardeşlerinin borcu nedeniyle elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi için dava açtığını belirterek kardeşlerinin borçları nedeniyle mirasını reddettiklerine dair karar verilmesini istemişlerdir. Mahkemece, davacıların talebi mirasın hükmen reddi olarak nitelendirilmiş ve davanın alacaklıya husumet yöneltilerek hasımlı olarak açılması gerektiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacılar temyiz etmiştir.
HMK'nın 33. maddesi gereğince bir davada olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hakime aittir. Somut olayda, davacının talebi, TMK'nın 605/2. maddesi uyarınca terekenin borca batık olduğunun tespitine (mirasın hükmen reddine) ilişkindir.
Bu nedenle mahkemece, davacıdan HMK'nın 31. maddesindeki "hakimin davayı aydınlatma ödevi" çerçevesinde, mirasın reddi taleplerine gerekçe yaptıkları tereke borcu ile tereke alacaklılarını açıklaması ve bu konuda yeni dilekçe vermesi istenerek davanın alacaklıya yöneltilmesi, daha sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunundaki dilekçeler teatisi, dava şartlarının incelenmesi, ön inceleme, tahkikat gibi mahkemece yapılması gereken usul işlemlerinin yerine getirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yukarıda değinilen usul hükümleri gözardı edilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/1679, K. 2015/1898, 24 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama