KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/17742 E., 2016/10087 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.02.2014 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın görev yönünden reddine dair verilen 04.02.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
KA R A R
Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davaya bakma görevinin Sulh Hukuk Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, davacının dava konusu taşınmazı 01.03.2008 tarihinde kira sözleşmesi ile kiraladığını ve taşınmazı dava dışı .... .....'ın kullanımına izin verdiğini, ancak .....'un işletmekte olduğu işyerini davalı ...'a devrettiğini, davacının bu konuda izni ve muvaffakatı bulunmadığından davalının dava konusu yerde fuzuli işgalci olduğunu ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuştur.
Dava dilekçesi ve iddianın ileri sürülüş biçiminden, davacının kayıt malikiyle aralarındaki kira ilişkisinden kaynaklanan kişisel hakka dayandığı ve davalının çekişme konusu taşınmaza haklı ve geçerli bir nedene dayanmaksızın elattığı iddiasıyla eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Farklı bir ifadeyle somut olayda taraflar arasında düzenlenmiş bir kira sözleşmesinden sözedilmediği gibi, kira sözleşmesine dayalı bir tahliye talebi de bulunmamaktadır.
O halde, HMK.nun 2. maddesi gereğince görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu tartışmasızdır.
Hal böyle olunca, taraf delilleri toplanarak işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/17742, K. 2016/10087, 5 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama