KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/1778 E., 2015/5614 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davadan dolayı mahal mahkemesinden verilen hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili, muris ... terekesinde ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğunu, anılan taşınmazlarla ilgili olarak ortaklığın giderilmesi davası açtıklarını, dava sonuçlanıncaya kadar ...'ın tereke temsilcisi olarak atandığını ancak bu temsilcinin istifa etmesi üzerine ...'ın yeni tereke temsilcisi olarak atandığını ancak davacıların 11.03.2013 havale tarihli dilekçe ile terekeye yeni ve hesap verebilir bir temsilcinin atanmasına karar verilmesini talep ettikleri, talebin Sulh Hukuk Mahkeme'sinin 16.05.2014 tarihli ek karar ile reddedildiği ,karardan sonra tereke temsilcisi ... Sulh Hukuk Mahkemesindeki 10.07.2014 tarihli beyanında istifa ettiğini belirttiği anlaşılmıştır.
Dava, tereke temsilcisi olan ... 'ın değiştirilmesi talebine ilşkindir.
Miras ortaklığı temsilcisi (TMK m.640) özel kayyım niteliğindedir. Türk Medeni Kanunu'nun 431. maddesi uyarınca vasi tayininde usul kayyım (mümessil) içinde uygulanır. Türk Medeni Kanunu'nun 422. maddesi gereğince vasinin sıfatına karşı yapılan itirazlar ve vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini (özürleri) inceleme görevi ile ilgili yasal hükümlerin mümessile yapılan itirazın yada kaçınma sebeplerinin incelenmesinde de gözetilmesi zorunludur. Vesayet makamının itirazı reddetmesi halinde itirazı denetim makamının incelemesi gerekir. Türk Medeni Kanunu'nun 422. maddesi uyarınca tereke temsilcisinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini inceleme görevi öncelikle vesayet makamı olan Sulh Mahkemesi'ne, onun kabul etmemesi
halinde denetim makamı olan Asliye Mahkemesi'ne aittir. (TMK'nın 397. madde) Bu nedenlerle miras ortaklığı temsilcisinin (TMK'nın 640/3. madde) şahsına yönelik itiraza ilişkin dilekçenin görev yönünden reddiyle yukarıda değinilen Yasa maddelerindeki emredici kurallar çerçevesinde değerlendirilip, tereke temsilcisi ...'ın atanmasına ilişkin karardan sonra 10.07.2014 tarihinde istifa ettiği gözetilerek, gereği yapılmak üzere dosyanın mahalline iadesi gerektiğinden dilekçenin görev yönünden reddi ile mahalli mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/1778, K. 2015/5614, 20 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama