KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/18311 E., 2017/3453 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 01.10.2013 gününde verilen dilekçe ile ipotek belgesinin sahteliğinin tespiti ve iptali talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.01.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı,... İlçesi,..... Mevkii, ... parselde bulunan taşınmazın 1542/2400 payının sahibi olduğunu, bu payın ... İcra Müdürlüğü'nün 2006/3711 Esas sayılı dosyası üzerinden 11/08/2008 tarihinde satıldığını, satış işleminin... Tapu Müdürlüğünce düzenlenen 21/11/2003 tarihli 12.000,00 TL bedelli ipotek belgesi ve resmi senede istinaden yapıldığını, icra dosyasına konu borçla alakalı herhangi bir ipotek tesis edilmediğini, ipotek tesisi konusunda bir talebinin olmadığı gibi tapu müdürlüğünce düzenlenen resmi senet ve eklentilerindeki imzalar ve yazıların kendisine ait olmadığını, bahse konu ipotek belgesi ve resmi senedin sahteliğinin tespitine ve iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Dava ipotek senedindeki imzanın sahteliğinin tespiti ile iptali istemine ilişkindir.
Davacı aynı hukuki nedene dayanarak... Asliye Hukuk Mahkemesine de tapu iptali ve tescil istemli dava açmış, o dosyada eldeki sahteciliğin tesbiti davası açılması için davacıya süre verildiği davacı tarafından belirtilmiştir. Görülmekte olan tapu iptali ve tescil davası ile bu dava arasında 6100 HMK'nın (eski HUMK.nun 45 mad.) 166. maddesi uyarınca hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan ve delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğinden ilk davanın açıldığı mahkemede davaların birleştirilmesi ve her iki davanın birlikte sonuca bağlanması gerekir. Açıklanan bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/18311, K. 2017/3453, 26 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama