KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/18502 E., 2018/4783 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
293 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 06.10.2010 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 30.06.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, irtifak hakkına elatmanın önlenmesi, kal isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, enerji nakil hattı pilonları arasında davalının maliki olduğu 4049 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalı tarafından tehlikeli ve irtifak hakkını ihlal eder şekilde bina yapıldığını,bu nedenle binanın emniyet mesafesini ihlal eden tecavüzlü kısmın yıkılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin inşaatı projesine uygun inşaa ettiğini, yapı kullanma izin belgesinin bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının binasını imara ve ruhsata uygun biçimde inşaa ettiği, irtifak hakkının usulüne uygun olarak kurulmadığı, irtifak hakkına ilişkin krokinin ibraz edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, ... Elektrik Kurumu AŞ’den önce ... yararına 26.07.1966 tarihli, 3036 yevmiyeli işlemle dava konusu 22339 parsel sayılı taşınmaz üzerinde elektrik enerji nakil hattı için irtifak hakkı tesis edildiği ... kaydından anlaşılmaktadır.
Davalının ise dava konusu taşınmazda paydaşken anılan taşınmaz üzerinde bina inşaa edildiği, bağımsız bölümlerin oluştuğu, kat mülkiyetinin tesis edildiği ancak yalnızca davalı ...’ın hasım gösterilerek dava açıldığı görülmüştür.
Elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğiyle açılan davanın tüm kat maliklerine karşı yöneltilmesi gerekir.
Bu husus gözardı edilerek taraf teşkili sağlanmaksızın işin esasına girilmesi ve karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/18502, K. 2018/4783, 25 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama