KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/18582 E., 2017/6058 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2017
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar tarafından, davalı aleyhine 16.09.2011 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukuna aykırılığın giderilmesi talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02.04.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ... ve ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
_ KARAR _
Dava, komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davacılar, davalıların villalarının arka bahçesindeki istinat duvarını yıkarak alçaltmaları nedeniyle, kendilerine ait villaların yatak odaları ve arka bahçelerinin tepeden izlenebildiğini, duvarın eski hale getirilmesi ile maddi ve manevi zararlarının tazminine karar verilmesini istemişlerdir.Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalar birleştirilerek ve Dairemizin görev yönünden bozma ilamına uyularak, krokide sarı renkte A-B ile gösterilen 15.20 metre uzunluğunda ve 1.05 metre yüksekliğinde olan biriket duvarın tamamen yıkılarak yerine 15.20 metre uzunluğunda ve 1.45 metre yüksekliğinde betonarme duvar yapılmasına, bunun için davalıya hükmün kesinleşmesinden itibaren 15 günlük süre verilmesine karar verilmiştir. Hükmü, davalılar ... ve ... vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre özellikle davacı ... ile davalı ...'in karar başlığında adlarının yazılmamasının ve hüküm fıkrasında belirtilen krokinin tarihinin yazılmamış olmasının mahallinde düzeltilebilecek maddi hatadan kaynaklandığının anlaşılmasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
İcra ve İflas Kanununun 30. maddesi hükmü gereğince bir işin yapılmasına dair olan ilamın icra müdürlüğüne verilmesi üzerine borçluya bir icra emri gönderilerek ilamda gösterilen süre içinde ve eğer süre verilmemişse işin mahiyetine göre başlama ve bitirme zamanları tayin edilerek icra müdürlüğü tarafından o işin yapılması emredilir.
Borçlu emir gereğini yerine getirmezse lazım gelen masraf icra müdürü tarafından bilirkişiye hesaplattırılarak ayrıca bir hüküm gerekmeksizin bu masraf borçludan tahsil edilir.Mahkemece, İcra İflas Kanununun 30. maddesi hükmü gözardı edilerek hüküm fıkrasında “...bunun için davalıya hükmün kesinleşmesinden itibaren 15 günlük süre verilmesine” dair hüküm kurulması doğru değil ise de bu hataların giderilmesi kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK’nun 438/VII. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/18582, K. 2017/6058, 12 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama