KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/18608 E., 2017/6680 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
450 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.03.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydındaki şerhin terkini talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın konusu kalmadığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 09.04.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ... vekili ve Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, tapu kaydındaki şerhin terkini istemine ilişkindir.
Davacılar, dava konusu 998 ada 16 parsel sayılı taşınmazın murisleri ... adına 28.03.1998 tarihli tapu tahsis belgesine dayanılarak 16.12.2004 tarihinde tahsis işlemi ile tescil edildiğini, 20.05.2008 tarih, 11987 yevmiye numarası ile tapu kaydına '' tahsis yolu ile yapılan tescil işleminin sahte encümen kararı ile yapıldığına dair belirtme'' şeklinde şerh konulduğunu, haksız konulan şerhin terkini isteminde bulunmuşlardır.
Davalılar, şerhin davacıların murisine tahsis işlemi yapılmasına dair encümen kararının sahte olduğunun tespit edilmesi üzerine konulduğunu, sorumlular hakkındaki davanın ...
1. Ağır Ceza Mahkemesinde devam ettiğini, şerh konulmasında haklı olduklarını bu nedenle davanın reddini savunmuşlardır.Mahkemece, yargılama devam ederken davacıların idareye başvurdukları ve dava konusu taşınmazın bedelini ödedikleri anlaşılmakla davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Hükmü davalılar ... - Hazine vekili temyiz etmiştir.Bilindiği üzere. 6100 sayılı HMK'nın 326/1. maddesi gereğince yargılama harç ve giderleri, kural olarak davada haksız çıkan yani aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir.
Ancak, HMK'nın 331/1. maddesinde, davanın esası hakkında karar verilmeyen hallerde yargılama giderinin hakim tarafından belirleneceği öngörülmüş olup, bu belirlemenin davanın açılmasına sebebiyet veren tarafın yargılama giderlerinden sorumlu tutulması şeklinde değerlendirilmesi gerekeceği kuşkusuzdur.Öte yandan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6/1. maddesinde.
“Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulh nedenleriyle; delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonra giderilirse tamamına hükmolunur” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olaya gelince; dava açıldığı tarihte davacıların murisinin adına tescil işleminin dayanağını oluşturan encümen kararının sahteliğinin tespit edilmesi üzerine sorumlular hakkında...
1. ACM'nin 2009/148E. sayılı dosyası ile yargılamanın başladığı, mahkemece ceza yargılamasının sonucunun bekletici mesele yapıldığı bu sırada davacılar tarafından taşınmazını bedelinin idareye ödendiği anlaşılmaktadır.Mahkemece davalıların dava açılmasına sebebiyet vermedikleri göz önüne alınarak aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ise de bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7 maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/18608, K. 2017/6680, 20 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama