KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/18877 E., 2017/8595 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2017
Karar Metni
400 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.03.2013 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil veya tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 04.06.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, yükleniciden temlik alınan bağımsız bölüme ilişkin tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar vekili 15/03/2013 tarihli dilekçesiyleile 22.03.2012 tarihli sözleşme yapıldığını, edimlerinin tamamını yerine getirmelerine rağmen tapunun verilmediğini bu nedenle dava konusu bağımsız bölümün tapusunu iptali ile 1/2 paylı olarak adlarına tescili olmadığı takdirde tazminatın tahsilini istemiştir.
Davalı şirket yetkilisi, davacıların edimlerinin tam olarak yerine getirmediğini bu nedenle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacılar vekili temyiz etmiştir.
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsamaktadır.
Konut satış sözleşmeleriyle devre tatil ve uzun süreli tatil hizmeti sözleşmeleri de kanun kapsamına alınmıştır. Söz konusu taşınmazın da bir konut satış sözleşmesiyle satın alındığı belirtilerek bu dava açılmıştır.
Anılan kanunun 3. maddesinin (k) bendindeki tanıma göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi,
(l) bendindeki tanıma göre de tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 73. maddesinin (1) bendi gereğince de bu kanun uygulaması ile ilgili çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılması gerekir.
Somut olayda da; davacılar tüketici yüklenicinin temlikine dayalı olarak tapu iptali ve tescil mümkün olmadığı takdirde tazminat isteğinde bulunduğundan o yerde ayrı bir tüketici mahkemesi varsa çekişmenin tüketici mahkemesinde görülmesi aksi halde davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması yasadan kaynaklanan bir zorunluluktur. Mahkemece kamu düzeninden olan görev hususu re’sen gözetilerek yukarıda yazılı olduğu şekilde işlem yapılması gerekirken çekişmenin esasının incelenip hükme bağlanması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/18877, K. 2017/8595, 20 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama