KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/2378 E., 2015/5054 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, 18.04.2014 gününde verilen dilekçe ile mirasın gerçek reddi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 18.04.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, kardeşi ... 'in 30.01.2014 günü vefat ettiğini, geriye mirasçı olarak kendisinin kaldığını, kardeşinin mirasının kayıtsız şartsız reddini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, murisin anne ve babasının sağ olduğu ve mirasçısı oldukları, davacının mirasçı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Muris, 30.01.2014 tarihinde vefat etmiş, en yakın yasal mirasçıları olan anne ve babası mirası 09.04.2014 tarihinde kayıtsız şartsız reddetmişlerdir. En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Tasfiye sonunda arta kalan değerler, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir.
(TMK m. 612/1-2) Türk Medeni Kanununun 608'nci maddesinde yer alan hüküm, mirası reddetmeden ölen mirasçının ret hakkının geçmesiyle ilgili olup, olayda uygulanması olanağı yoktur. Aynı maddenin son fıkrasında yer alan hüküm ise; ret sonucunda mirasın, daha önce mirasçı olmayanlara geçmesi halinde uygulanma olanağına sahiptir. Davacı, murisin kardeşidir.
Murisin en yakın yasal mirasçılarının tamamı tarafından mirasın reddedilmiş olmasıyla, miras davacıya geçmemiş, kendiliğinden tasfiyeye tabi hale gelmiştir. Miras
kendisine geçmemiş olanların ise mirası reddetmeleri söz konusu olamaz. Bu hak, mirasın daha önce mirasçı olmayanlara geçmesi halinde doğar. Davanın bu sebeple reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddedilmesi doğru değil ise de, ret kararı yukarıda gösterilen sebeple sonucu bakımından doğru olduğundan hükmün, gerekçesi değiştirilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/2378, K. 2015/5054, 5 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama