KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/2525 E., 2015/2744 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2015
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 29.08.2012 gününde verilen dilekçe ile mirasçılık belgesinin iptali ve hasımlı mirasçılık belgesi verilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 11.09.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, mirasçılık belgesinin iptali ile yeni bir mirasçılık belgesi verilmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece, murislerin farklı olduğu, ihtilafın mirasçılık belgesindeki lakap olan ... kelimesinde düğümlendiği, bu hususun mahkemesince tavzihen düzeltilmesi gerekli bir husus olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesinde mahkemelerin görevinin kanunla belirleneceği, 2. maddesinde ise dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalar ile şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu belirtilmiştir.
Aynı Kanun'un 4/1-ç maddesinde, Sulh Hukuk Mahkemesi veya Sulh Hukuk Hakiminin bu kanun ile diğer kanunların Sulh Hukuk Mahkemesini görevlendirdiği davaları göreceği açıklanmıştır.
Öte yandan; aynı kanunun 383. maddesinde çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin aksine bir düzenleme olmadığı sürece Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu belirtilmiş, 382/2-c maddesi hükmünde ise miras hukukundaki çekişmesiz yargı işleri belirtilirken mirasçılık belgesinin verilmesi istemine ilişkin davalar da bu kapsamda sayılmış ne var ki; mirasçılık belgesinin iptali istemiyle açılan davalar hakkında düzenleme yapılmamıştır.
O halde; mirasçılık belgesinin iptali davalarının hasımlı olarak açıldığı, sonucunun tarafları açısından kesin hüküm oluşturduğu dikkate alındığında çekişmeli yargı kapsamında kalan davalardan olduğu, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonra açılan mirasçılık belgesinin iptali davalarına bakmakla görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu kuşkusuzdur. Mahkemece, açıklanan bu durum karşısında mirasçılık belgesinin iptali ve kayıt malikinin davacıların murisi olduğunun tespiti istemleriyle açılan dava asliye hukuk mahkemesinin görev alanına girdiğinden görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esasının karara bağlanması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/2525, K. 2015/2744, 12 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama