KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/2700 E., 2015/3931 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2015
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
229 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, 19.10.2011 gününde verilen dilekçe ile terekeye temsilci atanması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 20.12.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı Hazine, .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/5 Esas sayılı tasarrufun iptali davasının yargılaması sırasında vefat eden davalı ...'ün yasal mirasçılarının tamamının mirası reddettiklerini belirterek davalı ...'ün terekesini temsil etmek üzere temsilci atanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı Hazine vekili temyiz etmiştir.
Somut olayda; ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 20009/1277 Esas, 20091790 Karar sayılı kesinleşmiş kararına göre murisin ...'ün mirasçıları ...'ün mirası reddettikleri anlaşılmıştır.
Murisin 05.08.2009 tarihinde vefat ettiği, en yakın yasal mirasçılarının tamamı tarafından mirasının reddedildiği anlaşılmakla miras kanun gereği kendiliğinden tasfiyeye tabi hale geldiği (TMK. m. 612) için murisin alacaklısının terekeye temsilci atanmasını, dolayısıyla mirasın tasfiyesini istemesi teknik olarak bir dava olmayıp hakimin harekete geçmesini sağlayan ihbar niteliğindedir ve böyle bir talep süreye de tabi değildir.
O halde terekenin iflas hükümlerine (İİK m. 180) göre tasfiyesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/2700, K. 2015/3931, 10 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama