KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/352 E., 2015/1573 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2015
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 09.07.2013 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.03.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne, dava konusu taşınmazlardaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü davalı ... temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMK'nın 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Somut olaya gelince; dava konusu taşınmazların paydaşlarından olan ".... oğlu ..."ın 11.11.1995 tarihinde öldüğü ve dosya içerisindeki veraset ilamına göre mirasçılarının davada yeralmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle mahkemece öncelikle ".... oğlu ..." mirasçıları davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanarak davanın esası karara bağlanmalıdır.
Ayrıca dava konusu eski 363 (yeni: 863 ada 77) parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde .... (...) lehine 26.09.1979 tarihli, 1639 yevmiye numaralı "TEK'ce irtifak hakkı ve istimlak" şerhi bulunduğundan kamulaştırma şerhi üzerinde de durularak, kamulaştırmanın kesinleşip kesinleşmediğinin tespiti, kesinleştiğinin anlaşılması halinde kamulaştırılan kısmının ifrazının mümkün olması halinde ifrazı ile kalan kısmın satışına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, belirtilen nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/352, K. 2015/1573, 16 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama