KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/3958 E., 2016/7415 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12.02.2014 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.11.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, şufa hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davalı, taşınmazı 45.000 TL'ye satın aldığını bu bedele iade edilebileceğini bildirmiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Önalım hakkının kullanılmasında davacının dayandığı pay elbirliği mülkiyetine konu ise tüm ortakların birlikte dava açması veya birinin açtığı davaya diğerlerinin muvafakat etmesi gerekir. Çünkü bu gibi hallerde 11.10.1982 tarihli ve 3/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın tereke adına açıldığının kabulü gerekir.
Davaya muvafakat, duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunmakla veya imzası noterce onaylı muvafakat belgesi ibraz edilmesi suretiyle yahut davacı adına davayı takip eden avukata vekalet verilmesi ile sağlanabilir. Bu yolda ortakların tümünün muvafakati sağlanamazsa Türk Medeni Kanununun 640. maddesi hükmü uyarınca murisin terekesine görevli mahkemede temsilci atanması için davacıya süre verilir.
Temsilci davacı dışında biri olursa davacının sıfatı sona ereceğinden davayı temsilci takip eder. Dava hakkına ilişkin olan bu hususun hakim tarafından kendiliğinden öncelikle nazara alınması gerekir.
Somut olayda, davacı dava konusu 44 parsel sayılı taşınmazda 1/2 payda iştiraklı malik olduğu anlaşıldığından, yukarıda açıklandığı şekilde işlem yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın kabulü doğru görülmemiş bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/3958, K. 2016/7415, 22 Eylül 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama