İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2015/411 K.2017/2032

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.05.2007 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkına dayanan tapu iptali ve tescil talebi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin bozma ilamı üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen…

Esas2015/411Karar2017/2032Tarih16 Mart 2017Okuma5 dk · 971 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2015/411 E., 2017/2032 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Mart 2017
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

971 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.05.2007 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkına dayanan tapu iptali ve tescil talebi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin bozma ilamı üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 06.11.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili ve davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne duruşma isteğinin değerden reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava önalım nedeniyle tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı vekili, 18.05.2007 tarihli dilekçe ile davalıların 662 ada 2 parsel sayılı taşınmazdaki ...'e ait payı satın aldıkları ...'den pay satın alan ...'ın da payını diğer davalılara sattığı bu satışların kendilerine bildirilmediği davalı taşınmaz üzerindeki payların önalım hakkına dayalı olarak iptali ve tesciline karar verilmesini istemişlerdir.

Davalılar vekili, dava konusu taşınmazın 720/1550 payı davalı müvekkillerinden ...'ın annesi ... ... ve ...'nun babaanneleri olan muris ...'a ait iken bina yapımındaki ölümlü kaza olmasından dolayı cebri icradan kaçmak için payının tamamını 2002 yılında kardeşi ...'ın kızı olan ...'e devrettiğini, ...'in de muris ...'nın ölümünden sonra 24.01.2007 tarihinde bedelsiz olarak kendilerine devrettiği, ortada gerçek bir satışın olmadığı akrabalar arası devir yapıldığı gerçek bedelin resmi senette gösterilen bedelin çok üzerinde olduğu ve taşınmaz üzerinde halen murisleri ...'ya ait üç katlı bina olduğu,

muris ...'nın 17.11.2006 tarihinde vefat ettiği bu tarihe kadar bu binada oturduğu, muris ...'nın hissesine düşen 27 m2'lik yerin ... Belediyesince 1991 yılında kendisine satıldığı muris tarafından bedelin ödendiği ancak belediye tarafından tapuya tescil ettirilmediği bu nedenle taşınmazda zaten paydaş olduklarını, davanın reddini talep etmişlerdir.

Mahkemece, davacının taşınmazdaki payını 11.05.2007 tarihinde intikal ile kazandığı davalıların ise daha önce 24.01.2007 tarihinde satış işlemi ile paydaş oldukları öncesinde de kök murisleri nedeni ile iştirak halinde malik oldukları gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Davacının temyizi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 07.02.2012 tarih 2011/11718 Esas, 2012/1601 Karar sayılı ilamı ile önalım hakkına konu payların davalılara satış tarihi davacının payının tapuda intikal ettirildiği 11.05.2007 tarihinden önce ise de, davacı satış tarihinde muris ...'nın elbirliği halindeki payında ortaklardan bir olduğu, davalıların ise satışla paydaş oldukları öncesinde hissedar olmadıkları, davacının önalım davası açmaya hakkı olduğu işin esasının incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerektiği sebepleri ile bozulmuştur.

Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davalıların satış akdinin tarafı olduklarından hiç kimsenin kendi yaptığı muvazaalı işlemden kendi yararına sonuç çıkartamayacağı davalıların muvazaa iddiasının dinlenemeyeceği gerekçeleri ile davanın kabulüne 662 ada 2 parselde kayıtlı taşınmazda davalıların paylarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.

Hüküm, davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Yasal Önalım Hakkı-Önalım Hakkı Sahibi" başlıklı 732. maddesinde "Paylı mülkiyette bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satması halinde, diğer paydaşlar önalım hakkını kullanabilirler" hükmü düzenlenmiştir.

Anılan düzenlemede, önalım hakkının açık bir tarifi yapılmamakla birlikte temel prensibin mülkiyet serbestisi ve tasarruf yetkisi olduğu gözetilerek paydaşın temlik hakkı sınırlandırılırken bu sınırlandırma sınırlı tutularak sadece satım akitleri için önalım hakkı öngörülmüştür.

Gerçek bir satışın konusu olmayan, satım niteliğinde olmayan pay temliklerinde, yasal önalım hakkı doğmayacaktır. Önalım hakkının payın satışındaki şartlar dahilinde kullanılması gerektiğinden, payı paradan başka bir karşılıkla iktisap edenlerden, aynı şartlar yerine getirilmek suretiyle temellük etmeye imkan bulunmamaktadır.

Payı satın alan tarafından, temlik işleminin satış olarak gösterilmekle birlikte gerçekte hibe olduğu savunmasında bulunulması halinde, diğer bir anlatımla hibe ile temlikin amaçlandığının iddia edildiği hallerde, payı temlik alan davalı muvazaalı resmi işlemin tarafı olduğundan ve hiç kimse kendi muvazaasına dayanamayacağından muvazaa iddiasının dinlenmeyeceği açıktır.

Bunun yanında, paydaş payını yakın akrabaya temlik ederse görünüşte satış sözleşmesi yapılsa bile önalım hakkının kullanılmayacağı 27.03.1957 günlü ve 1956/12 Esas, 1957/2 Karar sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararında belirtilmiştir.

Anılan kararın açıklayıcı olan gerekçe kısmında; "Miras hukukuna müteallik kaidelere tevkifan veya sair mülahazalarla kendi evladına veya akrabasına satış yapması halinde de şufa cereyan edip etmeyeceği noktasının mülahaza olunmak icap eder. Bu gibi akrabaya satışta ortada satış akdinin bir unsuru olan bedel zikredilmiş olsa bile bunu mücerret bir satış olarak kabul etmeye imkan yoktur. Çünkü burada mümellikin maksadı malının bedelini almak değil, belki akrabalık münasebeti dolayısıyla onu tesahüp etmek ve yerine geçmektir" açıklamasına yer verilmiştir.

Yukarıda yapılan açıklamaların ışığında, 20.03.1957 tarih 1956/12 Esas, 1957/2 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının, sözleşmede taraf olan kişinin işlemde muvazaa savunmasında bulunamayacağı ve bunu her türlü delille ispat edemeyeceği kuralının istisnası olduğu görülmektedir. Anılan kararın uygulanabilmesi için öncelikle satışın, satış tarihi itibariyle doğrudan mirasçılar arasında yapılması gerekmeyip, temlikin taraflarının akraba olması yeterlidir.

Somut olayda; dava konusu taşınmazın 720/1550 payına öncesinde beri sahip olan ... 19.02.2002 tarihinde taşınmazdaki hisselerinin tamamını kardeşinin kızı olan ...'e 5.000,00 TL bedelle satış işlemi ile devretmiştir. ... 17.11.2006 tarihinde vefat etmiş mirası davalılardan oğlu ... ve torunları ... ... ve ... ve dava dışı oğlu ...'a kalmıştır. ... de davalıların murisi ...'nın ölümünden sonra teyzesinin çocukları olan davalılara 24.01.2007 tarihli satış işlemi ile toplam 14.000,00 TL bedelle devretmiştir. ...'in ...'ın kardeşinin kızı olduğu davalılarla akrabalık bağı olduğu sabittir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun Kararları dikkate alındığında tarafların akraba oldukları, yapılan satışın gerçekte bağış olduğu anlaşılmaktadır.

Davacı, davalılara ait tüm payların adlarına tescilini istemiş olduğundan 13.02.2007 tarihli satış işlemi ile ... Belediyesi tarafından davalılara satılan 270/1550 payda dava konusu olmuştur.

Davacının önalım talebinde bulunduğu payların devrine ilişkin muris ... tarafından yapılan 19.02.2002 tarihli satış işlemi ile, ... ve ... vereseleri olan davalılar arasında yapılan 24.01.2007 tarihli satış işlemleri gerçekte bir satış işlemi olmadığından ve davacıların murisi ...'nın taşınmazdan 1984 yılından bu yana paydaş olduğu ölümü üzerine mirasının davalılara geçtiği satış işlemleri görünürde satış gibi görünse de yakın akrabalar arasında muvazaalı olarak başka amaçla yapılan işlemler olduğundan söz konusu satış tarihinde davalılar dava konusu taşınmazlarda muris ...'nın payında elbirliği halinde paydaştırlar bu nedenlerle paydaşlar

arasında önalım hakkı kullanılamayacaktır.

Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekili ve davalı ...'ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.03.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/411, K. 2017/2032, 16 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/411
Karar No
2017/2032
Tarih
16 Mart 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2015/429 K.2017/2098
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2015/433 K.2017/1920
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2015/457 K.2017/8639
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2015/461 K.2017/2380
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2015/473 K.2017/2175
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2015/487 K.2017/8254

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.