KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/4557 E., 2016/7069 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 02.07.2014 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın açılmamış sayılmasına dair verilen 08.10.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalının adresinin yapılan tüm araştırmalara rağmen tespit edilemediğini, verilen tapu bilgilerine göre davalının adresinin tapu sicil müdürlüğünden sorularak tespit edilen adrese tebligat çıkartılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, kesin süre içinde davacı tarafından davalının açık adresinin bildirilmediği gerekçesi ile HMK’nın 119/2. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, mahkemece 09.07.2014 tarihli ön inceleme tutanağında davalının T.C. kimlik numarası, MERNİS adresi veya tebligata yarar adresini bildirmesi için davacı vekiline bir haftalık kesin süre verilmiştir.
Tebligatın nasıl ve kimlere yapılacağı, adresi meçhul olanlara nasıl tebligat yapılacağı, adres araştırması ve tespiti yöntemi 7201 sayılı Tebligat Kanununda gösterilmiş, 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 48 ve devamı maddelerinde de adres bilgilerinin tutulması, güncellenmesi ve kullanılması ile ilgili hükümlere yer verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 10 ve ...
maddelerindeki düzenlemeler gözetilerek öncelikle davalının adres kayıt sistemine yazılı adresleri araştırılarak buradaki adreslerine tebligat yapılması sağlanmalıdır. Adres kayıt sisteminde adresleri bulunmadığı takdirde, adres araştırması yapılarak adres tespiti yoluna gidilmeli ve tespit edilecek adreslerine tebligat yapılmalıdır. Tüm bu araştırmalar ile de bir sonuca varılamadığı takdirde anılan davalılara ilanen tebligat yapılmak suretiyle taraf teşkili sağlanıp işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekir.
Eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/4557, K. 2016/7069, 20 Eylül 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama