KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/4965 E., 2015/5200 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.09.2011 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.10.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar tarafından tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, kararın niteliğine göre duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece, dava konusu 111 ada 16 parsel sayılı taşınmazın ortaklığının satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir. Hükmü, bir kısım davalılar temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçalar (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir.
Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur.
Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik (%.....) oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etmek ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir. Mahkemece, 09.09.2014 tarihli bilirkişi raporunda taşınmaz üzerindeki muhdesatın değerinin tespit edildiği, taşınmazın toplam değerinin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik oran kurulmak suretiyle belirlendiği halde, mahkemece satış sonucunda elde edilecek bedelin bu oranlar esas alınarak bölüştürülmesi gerekirken yazılı şekilde bina bedelinin paydaşlara ödenmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/4965, K. 2015/5200, 7 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama