KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/5738 E., 2016/8692 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 28.05.2013 gününde verilen dilekçe ile terekenin tespiti, terekenin muhafazası için tedbir alınması ve terekeye temsilci atanması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; terekenin tespitine davanın bu suretle kabulüne dair verilen 15.12.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili muris ...'un 04.08.2012 tarihinde vefat ettiğini, terekesinin tespiti ile tereke paylaşılana kadar terekeye temsilci atanmasını istemiştir.
Mahkemece, muris ...'un terekesinin dosyaya gelen yazı cevaplarına göre mevcut hali ile terekesinin tespitine davanın bu suretle kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili ve davalı mirasçılardan ... temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davacı vekili ve davalı mirasçılardan ...'ın aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Temyiz edenlerin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Tereke tespiti davaları delil tespiti niteliğinde olup, istihkak davası niteliğinde değildir. Bu nedenle mahkemece yapılması gereken iş terekeye ait olduğu bildirilen mal varlığı unsurlarını tespit edip deftere geçirmek, bunlardan
muhafazası mümkün olmayanlar varsa satıp paraya çevrilmesini sağlamak ve menkuller için de para, döviz vb. varsa bunları tereke malvarlığı olarak bankaya yatırmak; altın vb. ziynet eşyaları varsa bunları tereke mahkemesi kasasına alıp kaydetmek; diğer eşyaları ise ilgilisine veya üçüncü bir kişiye yediemin sıfatıyla teslim etmek ve böylece tespit edilen eşyaları kararda göstermekten ibarettir.
Davacı vekili terekenin tespiti yanında TMK'nın 640. maddesi uyarınca 04.08.2012 tarihinde vefat eden muris ...'un miras şirketine temsilci atanmasını istemiştir.
Mahkemece, davacı vekilinin terekeye temsilci tayin edilmesi istemine dair 6100 sayılı HMK'nın 26. maddesi gereğince bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/5738, K. 2016/8692, 25 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama