KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/5802 E., 2016/9752 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2016
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
249 kelime·1 dk okuma
6099 sayılı Kanun ile 7201 sayılı Tebligat Kanununda yapılan değişiklikler 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, anılan Kanunun 10. maddesi "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir.
(Ek fıkra: 11.01.2011- 6099 S.K. 3. mad.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır "hükmünü,
Tebligat Kanununun 21/2. maddesi; (Ek fıkra:11.01.2011- 6099 S.K. 5. mad) gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır" hükmünü,
Tebligat Kanununun 35/2. maddesi ise "Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır" hükmünü içermektedir.
Davalılardan ... ve ...'ya dava dilekçesi ve gerekçeli kararın usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği anlaşıldığından,
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/5802, K. 2016/9752, 24 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama