KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/6151 E., 2017/9450 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 01.07.2013 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05.11.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
Davacı, maliki bulunduğu 489 parsel lehine 488-548 veya 490 parsel sayılı taşınmazlardan geçit hakkı tesisi isteminde bulunmuştur.
Mahkemece davanın kabulü ile 489 parsel lehine 490 parsel sayılı taşınmazdan geçit hakkı tesisine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ... temyiz etmiştir.
Bu tür davalar ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi nedeniyle zorunlu olarak açılmaktadır. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir.
Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda, bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz paylı mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir.
Somut olayda; aleyhine geçit hakkı tesis edilen 490 parsel sayılı taşınmazın kayıt maliklerinden ... 'in 29.07.2010 tarihinde vefat ettiği dosyadaki nüfus kayıt örneklerinden anlaşılmakta ise de murisin mirasçılık belgesine rastlanılmadığından mirasçılarının davaya dahil edilip edilmediği anlaşılamamaktadır. Ayrıca yine 490 parselin tapu kayıt maliklerinden ... 'ün ise davada taraf olarak yer almadığı anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece anılan taraflar bakımından taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/6151, K. 2017/9450, 18 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama