KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/6318 E., 2016/271 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 25.11.2011 gününde verilen dilekçe ile mirasın hükmen reddi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 20.11.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ KARAR _
Davacı vekili, davalı SGK Başkanlığı tarafından 13.04.2007 tarihinde vefat eden davacıların murisi .... (......) hakkında ...... İş Mahkemesinde 2009/420 Esas sayılı dosya ile 29.762,96 TL kurum zararı olduğundan bahisle dava açıldığını, terekesinin borca batık olduğunu ve herhangi bir malvarlığının da bulunmadığını belirterek muris .... .... (.....) terekesinin borca batık olduğunun tespitine ve mirasın hükmen reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın öncelikle hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanununun 605/2 maddesinde yer alan "ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise miras reddedilmiş sayılır." hükmü gereğince mirasın hükmen reddine (terekenin borca batık olduğunun tespitine) ilişkindir. Bu maddeye dayanan talepler süreye tabi olmayıp, mirasçıların iyiniyetli ya da kötü niyetli olmalarının bir önemi bulunmamaktadır. Mirasbırakanın ödemeden aczi ölüm tarihine göre belirlenir. Ölüm tarihi itibariyle, mirasbırakanın tüm malvarlığı tekenin aktifini, tüm borçları ise terekenin pasifini oluşturur. Terekenin pasifinin aktifinden fazla olması, terekenin ödemeden aczini ve dolayısıyla da terekenin borca batık olduğunu gösterir (TMK m. 605/2). Ancak, tereke borca batık olmasına rağmen, Türk
Medeni Kanununun 610/2 maddesinde açıklanan şekilde tereke işlemlerine karışan, tereke mallarını gizleyen veya kendine mâl eden mirasçı, mirası reddedemez. Bu hükümler dikkate alınarak muris Fatma Akyüz'ün ölüm tarihi olan 13.4.2007 tarihi itibariyle malik olduğu taşınmazların değeri bilirkişi aracılığı ile tespit edilmeden, terekesinin aktifi ve pasifi belirlenip, terekenin aktif değerinin pasifini karşılayıp karşılamadığı araştırılmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/6318, K. 2016/271, 13 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama