KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/6386 E., 2016/10426 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 14.08.2013 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.01.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, 2 parsel sayılı tarla cinsli taşınmazda davacının 9/32 payı bulunduğunu, diğer paydaşlardan .... 19/08/2011 tarihinde toplam 9/32 payını davalı ... sattığını, bu satışla ilgili kendisine veya diğer hissedarlara bildirim veya ihtar yapılmadığını, davacının satışı sonradan öğrendiğini ileri sürerek önalım hakkına dayanarak tapu iptal ve tescil istemiştir.
Davalı vekili, .... davalının kayınpederi olduğunu, taşınmazın davalıya mehir olarak verildiğini, bu nedenle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
27.03.1957 tarihli ve 12/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre müşterek mülkün paydaşı, payını karı ve kocaya evlada veyahut akrabaya temlik etmesi halinde şeklen satış sözleşmesi bulunsa bile gerçekte satıştan başka miras hukukuna müteferri maksatların veya hibe gibi düşüncelerin hakim olduğu durumda medeni kanunun gerçek satışlarda kabul ettiği önalım hakkı kullanılamaz.
Somut olaya gelince; davalıya pay satan ....n satış tarihinde davalının kayınpederi olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. 27.03.1957 tarihli ve 12/2 sayılı içtihadı birleştirme kararı doğrultusunda yakın akrabalar arasındaki satış şufa davasına konu olamaz. Dolayısıyla davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/6386, K. 2016/10426, 15 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama