KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/6444 E., 2016/10969 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Aralık 2016
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
401 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 23.01.2013 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.03.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
KA R A R
Dava, İİK'nın 121. maddesi uyarınca alacaklının açtığı ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, İİK'nın 121. maddesi gereğince aldığı yetki belgesine dayanarak davalı borçlular ... ve ...'un murisinden intikal eden 208 ve 797 parsel sayılı taşınmazın ve davalıların paylı malik oldukları 194 parsel sayılı taşınmazda ortaklığın satış yoluyla giderilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ... Temyiz etmiştir.
1-Dava konusu 208 ve 797 parsel sayılı taşınmazlar yönünden; yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava konusu 194 parsel sayılı taşınmaz yönünden temyiz itirazlarına gelince; 5578 sayılı Kanunla değiştirilen 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 8. maddesi gereğince bölünemez büyüklükteki tarım arazilerinin mirasa konu olmaları ve üzerlerinde her ne sebeple gerçekleşmiş olursa olsun birlikte mülkiyetin mevcut olması durumunda bu arazilerin ifraz edilemeyeceği, payların 3. şahıslara satılamayacağı, devredilemeyeceği hükmü mevcutken, 5403 sayılı Kanunun 8. Maddesinde 30.04.2014 tarihli ve 6537 sayılı Kanunun 4. maddesi ile yapılan ve 15.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle "Tarım arazileri Bakanlıkça belirlenen büyüklüklerin altında ifraz edilemez, hisselendirilemez. Hazine taşınmazlarının satış işlemleri hariç olmak
üzere pay ve paydaş adedi artırılamaz...." şeklinde düzenleme yapıldığından artık asgari tarımsal arazi büyüklüklerinin altındaki arazilerde de payın üçüncü şahıslara satışı ve devri mümkün hale gelmiştir.
Somut olaya gelince, ortaklığın giderilmesi talep edilen 194 parsel nolu taşınmazda borçlu davalılar ... ve ...'un müstakil payı mevcut olup, alacaklı davacı tarafından haczedilen bu payın doğrudan icra yoluyla satışı istenebileceğinden davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/6444, K. 2016/10969, 29 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama